English-Turkish translations for fearful:

korkulu · korkunç · endişeli · saygılı · dehşetli · korku veren · tehlikeli · kaygılı · korkak · ürkek · hürmetli · other translations

fearful korkulu

Then one day that changed, and my greatest fear became my best friend.

Sonra bir gün bu değişti ve benim en büyük korkum en iyi arkadaşım oldu.

Yeah, well, fear isn't like pain, honey.

Evet ama korku, ağrı gibi değil hayatım.

Fear is not the same as faith father.

Korku ve inanç aynı şey değildir peder.

Click to see more example sentences
fearful korkunç

Maybe it's fear, as you say, but it's horrible.

Belki dediğin gibi korkudur ama bu çok korkunç.

What immortal hand or eye Dare frame thy fearful symmetry?

Hangi ölümsüz el ya da göz, hangi, kurabildi o korkunç simetrini?

What a fearful way to do business.

Ne korkunç bir yapma yöntemi!

Click to see more example sentences
fearful endişeli

But why even this fear?

Ama bu endişe neden?

Horror, fear and this job.

Korku, endişe ve iş.

I feel fear, anxiety, isolation and darkness.

Korku ve endişe hissediyorum karanlık yalnızlık

Click to see more example sentences
fearful saygılı

There's a big difference between fear and respect, Carmine.

Korku ve saygı arasında çok büyük bir fark var.

Fear and respect are not the same.

Korku ve saygı aynı şey değildir.

Lot of respect and fear.

Çok fazla saygı ve korku. Ve

Click to see more example sentences
fearful dehşetli

As you can see fear and horror have spread everywhere.

Gördüğünüz gibi korku ve dehşet her yere yayıldı.

Death. Fear. Flames, horror, and black clothes.

Ölüm, korku, alevler, dehşet ve kara giysiler

Desire and fear, temptation and terror "yearning and horror warred within her beautiful young body.

Arzu ve korku, şehvet ve şiddet.."cazibe ve dehşet onun güzel vücunda dans ediyordu..

Click to see more example sentences
fearful korku veren

They give you only fear.

Sana sadece korku verdiler.

Painful to live in fear, isn't it?

Korkuyla yaşamak acı verici, değil mi?

What have you given me except fear and terror, Daya?

Daya, sen bana korku ve terör dışında ne verdin?

Click to see more example sentences
fearful tehlikeli

Fear and danger.

Korku ve tehlike.

I fear that as dangerous as Ultron was, something worse is coming.

Korkarım en az Ultron kadar tehlikeli ama, ondanda kötü bir şey geliyor.

But apparently, he was far more dangerous than I feared.

Ama görünüşe göre, sandığımdan çok daha tehlikeli biriymiş.

Click to see more example sentences
fearful kaygılı

You know, I started experiencing anxiety and claustrophobia and this acute fear of death.

Biliyor musun yaşamaya başladı, kaygı ve klostrofobi ve şiddetli ölüm korkusu.

That fear, that doubt it ruined him.

Bu korku bu kaygı onu mahvetti.

I've seen fear, anxiety, some paranoia.

Korku, kaygı, biraz da paranoya görüyorum.

fearful korkak

It just makes you look weak and fearful, not clever.

Bu seni zeki falan değil, sadece korkak ve zayıf gösteriyor.

I'm not the fearful type

Korkak bir tip değilim ben.

I was paranoid, fearful, and deluded.

Ben paranoyak, korkak ve kandırılmışım.

fearful ürkek

For a bodyguard, you are a very fearful man.

Bir koruma olarak, çok ürkek bir adamsın.

Yes, you're beautiful, fearful, fragile.

Tamam, çok güzelsin. Ürkek, kırılgan

fearful hürmetli

A mixture of reverence, fear, wonder.

Bir hürmet, korku, merak karışımı