English-Turkish translations for fencing:

çit · Eskrim · Kılıç · parmaklık · other translations

fencing çit

Little while after we left, a neighbor found a dog tied to a fence.

Biz ayrıldıktan kısa bir süre sonra bir komşu çite bağlanmış bir köpek bulmuş.

You're a fence.

Sen bir çit.

But is the fence real, Lieutenant?

Fakat çit gerçek mi, Komiser?

Click to see more example sentences
fencing Eskrim

I should have learned fencing or something like you, right?

Eskrim veya başka bir şey öğrenmeliydim senin gibi, değil mi?

Same thing goes for field hockey and fencing.

Aynı şey çim hokeyi ve eskrim için de geçerli.

Not bad, Miss Higginson, but you should know that I extensively studied fencing at the university.

Kötü değil, bayan Higginson, ama bilmelisiniz ben yoğun bir şekilde eskrim çalıştım üniversitede.

Click to see more example sentences
fencing Kılıç

It was nothing serious, just a fencing match.

Sadece bir kılıç maçı, ciddi bir şey değildi.

Ryunosuke Tsukue, formerly of the same fencing school!

Aynı kılıç okulundan eski öğrenci, Ryunosuke Tsukue!

Kang min-ho was a fencing master.

KANG Min-ho bir kılıç ustasıydı.

Click to see more example sentences
fencing parmaklık

I am a privacy fence salesman.

Ben bir özel parmaklık satıcısıyım.