English-Turkish translations for fertile:

doğurganlık · verimli · bereket, bereketli · doğurgan · üreyebilen · other translations

fertile doğurganlık

And you're also a criminal and, according to the fertility penal code, a terrorist.

Aynı zamanda suçlusun da ve doğurganlık ceza kanununa göre bir teröristsin.

One's an ancient Egyptian fertility symbol

Bir tanesi Antik Mısır'ın doğurganlık simgesi.

Kenny, I'm getting fertility treatments!

Kenny, doğurganlık tedavileri alıyorum!

Click to see more example sentences
fertile verimli

Green and fertile. In all this ice and snow.

Yeşil ve verimli tüm bu buz ve kar üzerinde hem de.

Ukraine was the most fertile land. It's a tragedy.

Ukrayna en verimli topraklara sahipti, tam bir trajedi oldu.

Yes, this is a fertile land, and we will thrive.

Evet, bu verimli bir toprak ve burada gelişeceğiz.

Click to see more example sentences
fertile bereket, bereketli

It's a fertility goddess.

O bir bereket tanrıçası.

And these are my exhibition pieces themed on fertility and Anatolia.

Bunlar da benim bereket ve Anadolu temalı sergi çalışmalarım.

A fertility necklace!

Bir bereket kolyesi!

Click to see more example sentences
fertile doğurgan

You are a fertile creature, aren't you?

Sen doğurgan bir yaratıksın, değil mi?

With a beautiful, young, fertile woman.

Güzel, genç, doğurgan bir kadınla.

We're a fertile family.

Biz doğurgan bir aileyiz.

Click to see more example sentences
fertile üreyebilen

That's a king egg. That's a fertile male.

Bu bir kral yumurta Üreyebilen bir erkek