English-Turkish translations for fighting:

kavgacı, kavga · savaşan, savaş · dövüş · mücadele · savaşçı · çatışma · kavgalı · other translations

fighting kavgacı, kavga

Mom, just just just just tell him what happened after the fight, please.

Anne, sadece sadece kavgadan sonra neler olduğunu anlat ona, lütfen.

Mommy and daddy are fighting again.

Anne ve baba yine kavga ediyorlar.

Is this a real fight?

Bu gerçek kavga mı?

Click to see more example sentences
fighting savaşan, savaş

At least I'm doing something to fight against it. How?

En azından ben ona karşı savaşmak için bir şeyler yapıyorum. Nasıl?

Isn't that worth fighting for?

Bunun için savaşmaya değmez mi?

Get back and fight.

Geri dönün ve savaşın.

Click to see more example sentences
fighting dövüş

Listen, I know it's kind of crazy, but I need this fight, man.

Dinle. Bu bir çeşit delilik biliyorum. Ama bu dövüşe ihtiyacım var.

It's a fair fight, and I hope you lose.", "Alright.

Bu adil bir dövüş ve umarım sen kaybedersin.", "Pekala.

Every day, it's some kind of battle, some kind of fight.

Her gün bir tür mücadele, bir tür dövüş var.

Click to see more example sentences
fighting mücadele

Now, every day, I'm out there, I'm fighting for the good guys, and I love it.

Şimdi her gün dışarıda iyi adamlar için mücadele ediyorum ve bunu çok seviyorum.

Might finally be a fair fight.

Nihayet adil bir mücadele olabilir.

That it is worth fighting for.

Bunun için mücadele etmeye değer.

Click to see more example sentences
fighting savaşçı

Is a great warrior like you brave enough to have a fight one on one?

Senin gibi yüce bir savaşçı yeterince cesur bir savaşı var Bire bir?

The true warrior runs today and lives to fight another day.

Gerçek bir savaşçı diğer gün savaşmak için bugün kaçar.

I'm not a fighting god.

Savaşçı bir tanrı değilim.

Click to see more example sentences
fighting çatışma

All that fighting the shooting the explosion

Bütün o kavga, çatışma ve patlama sırasında

This is a really fierce fight, folks!

Bu gerçekten şiddetli bir çatışma dostlar!

There's fighting five kilometers from here.

Buraya beş kilometre mesafede çatışma var.

Click to see more example sentences
fighting kavgalı

He's fighting with mr. Campbell.

Bay Campbell ile kavgalı.