English-Turkish translations for film:

film · fil · film çekmek, filme çekmek · sinema · other translations

film film

It's a beautiful film, and a great opportunity for me.

Çok güzel bir film ve benim için de büyük bir fırsat.

This is very fast film.

Çok hızlı bir film.

It's a film about women.

Kadınlarla ilgili bir film.

Click to see more example sentences
film fil

I didn't watch that film because it's absolutely not my cup of tea.

Ben bu filmi izlemek değildi kesinlikle çay benim fincan değil çünkü.

There's a film on tonight.

Bu gece bir Fransız filmi var.

Matthew, tell me, what film?

Matthew, söyle bana, ne filmi?

Click to see more example sentences
film film çekmek, filme çekmek

They're a Canadian film crew on a location scout for a science fiction movie.

Kanadalı bir film ekibi, bilim kurgu filmi çekmek için yer arıyor.

That film was shot two months after Darcy Blaine was supposedly murdered.

O film çekildi Darcy Blaine sözde öldürüldü iki ay sonra.

He made a dozen more films and became a big star.

Bir düzineden fazla film çekerek büyük bir yıldız olmuştu.

Click to see more example sentences
film sinema

Her best friend Alice loves vampires and wants to go to film school.

En iyi arkadaşı Alice vampirleri seviyor ve sinema okuluna gitmek istiyor.

Look, man, I got film experience.

Bak dostum, benim sinema deneyimim var.

The difference between movies and film.

Sinema ve film arasındaki farklar.

Click to see more example sentences