finds

Do you know how hard it is for a woman to find a good husband in this town?

Bir kadın için iyi bir koca bulmak bu şehirde ne kadar zor biliyor musun?

Well, then that's too bad for them, because I'm gonna find them first.

O zaman onlar için kötü haber. Çünkü önce ben onları bulacağım.

I'll find something else important and interesting to do, and all will be well and good.

Yapacak başka önemli ve ilgi çekici bir şey bulurum. Ve her şey iyi ve güzel olur.

You know it better than anybody else, and this is our chance to find out what that is.

Sen bunu herkesten daha iyi biliyorsun ve bunun ne olduğunu öğrenmek için bu bir şans.

No, you just give me some time and I'm gonna find it, okay?

Hayır, bana biraz zaman ver, ben bulurum onu tamam mı?

She does so much for us, and we don't even know where to find her.

O bizim için bu kadar şey yapıyor, ve nerede olduğunu bile bilmiyoruz.

Okay, but find a way that's not because you know what

Tamam, ama bir yol bul Çünkü ne var biliyor musun?

You're gonna find something; you always find something, okay?

Bir şey bulacaksın, sen her zaman bir şey bulursun, tamam mı?

There is another woman, and I'm going to find her.

Başka bir kadın var Ve ben onu bulmaya gidiyorum.

Do you have any idea how difficult it is to find a good husband in this town?

Bu şehirde iyi bir koca bulmak ne kadar zor hiçbir fikrin var mı?