English-Turkish translations for finger:

parmak · parmaklı · ayak parmağı · ellemek · çalmak · bulmak · ele vermek · parmak boyu · other translations

finger parmak

Two broken ribs. Collarbone. Several fingers, broken nose, ruptured spleen, internal bleeding.

İki kırık kaburga. köprücük kemiği. bir kaç parmak, kırık bir burun, yırtılmış dalak, kanama.

How about just one finger?

Sadece bir parmağa ne dersin?

He's got magic fingers tonight.

Bu akşam sihirli parmakları var.

Click to see more example sentences
finger parmaklı

Now send me back up, fish fingers.

Şimdi beni geri gönder, balık parmaklı.

When the six-fingered man appeared and request a special sword my father took the job.

Ve altı parmaklı adam ortaya çıkıp özel bir kılıç istediğinde, babam işi aldı.

He's a man with four fingers and a briefcase, Vinny.

Bu dört parmaklı ve çantalı bir adam, Vinny.

Click to see more example sentences
finger ayak parmağı

Watch your fingers. Fingers and toes.

El ve ayak parmaklarına dikkat.

I found a finger: index, a thumb and a foot.

Bir parmak buldum, baş parmağı ve bir ayak.

It's got all its fingers and toes.

Tüm el ve ayak parmakları tamam.

Click to see more example sentences
finger ellemek

Like hands and fingers.

Eller ve parmaklar gibi.

Little fingers, little hands.

Küçük parmaklar. Küçük eller.

I got Russian hands and Roman fingers.

Rus ellerim ve Romen parmaklarım var.

Click to see more example sentences
finger çalmak

Jeez, who steals a finger?

Tanrım, kim parmak çalar ki?

Django Reinhardt played with two fingers.

Django Reinhardt iki parmağıyla çalıyordu.

Somebody stole our car and he finger-bombed an old lady.

Birisi arabamızı çaldı ve o yaşlı bir kadını parmakladı.

finger bulmak

See how you like Foreign Accent Syndrome, Dr. O'Malley, and your six-fingered twins.

Bakalım "Yabancı Aksan Sendromu"nu nasıl bulacaksınız Doktor O'Malley ve altı parmaklı ikizler.

No luck finding Joe Mills or nine-fingered Angie.

Joe Mills'i veya dokuz parmaklı Angie'i bulamadık.

finger ele vermek

When this witness fingers Opie and Bobby,

Bu tanık Opie ve Bobby'i ele verdiğinde,

Noreen's fingered you as the accomplice.

Noreen suç ortağı olarak seni ele verdi.

finger parmak boyu

Finger-shaped marks around the neck.

Boyun etrafında parmak şeklinde izler var.