English-Turkish translations for finite:

sınırlı · sonlu · other translations

finite sınırlı

They are looking for them, of course, but space is not a finite environment.

Elbette ki onları arıyorlar, ama uzay sınırlı bir çevreye sahip değil.

It is a finite source.

Sınırlı bir kaynak var.

One bomb has a finite impact.

Bir bombanın sınırlı etkisi olur.

Click to see more example sentences
finite sonlu

This is a spaceship, which means that our life support resources are finite.

Bu bir uzay gemisi, bu da demek ki yaşam desteği kaynağımız sonsuz değil.

You and I both know that oil is a finite resource.

İkimiz de biliyoruz ki petrol, sonu olan bir kaynak.

But infinite growth collides with finite energy.

Ama sonsuz büyüme sınırlı kaynaklarla örtüşmez.

Click to see more example sentences