English-Turkish translations for firing:

ateş etme · ateşleme · atış · kovma · yakma · yakacak · other translations

firing ateş etme

There was blood and fire and thunder and something awful was moving in the middle of it.

Kan, ateş ve şimşek vardı. Ve tam ortasında da korkunç bir şey hareket ediyordu.

They just started the fire.

Onlar ateş etmeye başladılar.

You only fired one shot.

Sadece tek el ateş ettin.

Click to see more example sentences
firing ateşleme

You just came to fire that gun, right?

Sadece o silahı ateşlemeye geldin, değil mi?

Very high power, portable limited firing time, unlimited range.

Çok yüksek güç, taşınabilir sınırlı ateşleme zamanı, sınırsız menzil.

Four minutes to firing sequence.

Ateşleme sekansına dört dakika.

Click to see more example sentences
firing atış

As you and the people saw today, neither the army nor the armed forces fired a single shot,

Bugün sizin ve insanların gördüğü gibi, ne ordu ne de silahlı kuvvetler tek bir atış yapmamışlardır.

Lt. Harris, report immediately to the firing range.

Teğmen Harris derhal atış poligonuna rapor verin.

Ready for firing sequence.

Sırayla atış için hazır.

Click to see more example sentences
firing kovma

So please don't fire me for doing this.

Bu yüzden lütfen bunu yaptığım için beni kovma.

But don't fire him today.

Ama onu bugün kovma.

Because there's a much simpler explanation for you firing me.

Çünkü beni kovmanın çok daha basit bir açıklaması var.

Click to see more example sentences
firing yakma

This is a wood fire process.

Bu da bir ateş yakma işlemi.

It's really This is a wood fire process.

Gerçekten Bu da bir ateş yakma işlemi.

Here's two groups trying to make fire.

Burada iki grup ateş yakmaya çalışıyor.

Click to see more example sentences
firing yakacak

I needed a place to fire ceramic semiconductor substrates for homemade integrated circuits.

Ev yapımı tümleşik halkalar yapmak için yarı iletken seramik tabakalarımı yakacak bir yere ihtiyacım vardı.