English-Turkish translations for firm:

şirket · firma · sıkıca, sıkı · sert · sağlam · kesin · kararlı · büro · katı · ekip · sabit · güçlü · ortaklık · donmuş · other translations

firm şirket

And after college, a girl I knew recommended me to a firm and they offered me a job.

Üniversiteden sonra bir kız arkadaşım beni şirkete tavsiye etti ve bana teklif ettiler.

Reputation of this firm doesn't matter to you?

Bu şirketin itibarı senin için önemli değil mi?

And then a firm finally agreed to meet with me.

Ve sonunda bir şirket benimle tanışmayı kabul etti.

Click to see more example sentences
firm firma

No, the problem is another firm decided to throw a party that night.

Hayır, sorun şu ki, başka bir firma da o gece parti düzenlemeye karar verdi.

It'd be a huge project for his firm.

Bu firma için büyük bir proje olacaktı.

I love this firm, Harvey.

Bu firmayı seviyorum Harvey.

Click to see more example sentences
firm sıkıca, sıkı

Yes, he has a very firm body.

Evet, çok sıkı bir vücudu vardır.

Now, relax, and pull, gentle, but firm.

Şimdi sakin ol ve çek. Nazik ama sıkıca.

Is it too firm?

Çok mu sıkı?

Click to see more example sentences
firm sert

Yeah, really hard and really firm.

Evet, gerçekten sert ve gerçekten sağlam.

Firm and dry.

Sert ve kuru.

Firm, yeah, that's good.

Sert, evet, böyle iyi.

Click to see more example sentences
firm sağlam

Yeah, really hard and really firm.

Evet, gerçekten sert ve gerçekten sağlam.

Right now, his firm seems more stable.

Şu anda, onun firması daha sağlam görünüyor

Firm but gentle.

Sağlam ama nazikçe.

Click to see more example sentences
firm kesin

It's not even a firm offer.

Kesin bir teklif bile değil.

It's a firm rule.

Bu kesin bir kural.

Is that date firm?

Bu tarih kesin mi?

Click to see more example sentences
firm kararlı

Yeah. My wife and her law firm also.

Hatta karım ve onun hukuk şirketi de.

Remember, be gentle, but be firm.

Unutma, nazik ama kararlı ol.

Be mature, direct, and firm.

Olgun, doğrudan ve kararlı ol.

Click to see more example sentences
firm büro

We're lawyers, but this is not a law firm.

Avukatız ama burası bir hukuk bürosu değil.

The law firm and "Interview" magazine.

Hukuk Bürosu ve Interview Dergisi.

Pearson Specter is a great firm.

Pearson Specter harika bir hukuk bürosu.

Click to see more example sentences
firm katı

Okay, okay, then tell him in a firm but respectful tone

Tamam, tamam. O zaman katı ama saygılı bir ses tonunda de ki

Just be firm.

Sadece katı ol.

Firm and fair.

Katı ama adil.

Click to see more example sentences
firm ekip

All part of the same firm. South London boys.

Hepsi aynı ekibin bir parçası Güney Londra çocukları.

Shit football and a shit firm.

Boktan futbol ve boktan ekip.

Great football, shit firm.

Mükemmel futbol, boktan ekip.

firm sabit

Just apply steady, firm pressure.

Sadece sabit sıkı bir baskı uygula.

His grip is firm and steady.

Onun varlığı sabit ve sağlam.

Turbos firm forward thrust now.

Turbolar sabit ileri it şimdi.

firm güçlü

We're a stronger firm these days.

Bugünlerde daha güçlü bir firmayız.

Counselor this firm deals in power.

Avukat, bu firma güç sayesinde ayakta.

Ladies and gentlemen, this is Mr Yumio Yamashita who represents the Sony Corporation, the most powerful consumer electronics firm on this planet.

Bayanlar ve baylar, bu Bay Yumio Yamashita Sony şirketini temsil ediyor, bu gezegendeki en güçlü tüketici elektroniği şirketi.

firm ortaklık

I'm offering you a full partnership in the firm.

Sana şirkette tam bir ortaklık teklif ediyorum.

Will's partnership is essential to this firm.

Will'in ortaklığı bu şirket için çok önemli.

firm donmuş

The Cole case is worth a truckload of money to this firm.

Cole davası bu firna için bir kamyon dolusu para demek.