English-Turkish translations for first:

ilk · önceleri, önce · ilk olarak · ilk önce · birinci · öncelikle · birinci sınıftan · âIâ · ilk kez · başta, baş · önde gelen · ilk defa olarak · mükemmel · birincilik · temel · ilkin · başta gelen · ayın ilk günü · ilkönce · other translations

first ilk

Yeah, I'm happy, because that's the first time you've ever done something like a real person.

Mutlu oldun mu? Evet mutlu oldum. İlk defa gerçek biri gibi bir şey yaptın.

but your father was my first and only true love

ama senin baban benim ilk ve tek gerçek aşkımdı.

I need to do something first.

İlk önce bir şey yapmam gerek.

Click to see more example sentences
first önceleri, önce

Okay, I'll give you the good news first, which is not that good, but it's better than the bad.

Tamam önce iyi haberleri vereceğim ama o kadar da iyi değil, ama kötüden daha iyi.

And that's why I'm gonna kill you first.

Ve bu yüzden ilk önce seni öldüreceğim.

Oh. Wait, I wanna show you something first.

Dur, sana önce bir şey göstermek istiyorum.

Click to see more example sentences
first ilk olarak

Yeah, I'm happy, because that's the first time you've ever done something like a real person.

Mutlu oldun mu? Evet mutlu oldum. İlk defa gerçek biri gibi bir şey yaptın.

Oh, all right. Then give me the good news first.

Pekâlâ, o zaman ilk olarak iyi haberi ver.

That's the first time

Bu ilk defa oluyor.

Click to see more example sentences
first ilk önce

But there's something you have to do for me first.

Ama benim için ilk önce yapman gereken bir şey var.

At least listen to me first.

En azından ilk önce dinle.

First my girlfriend, then my sister?

İlk önce kız arkadaşım, sonra kardeşim mi?

Click to see more example sentences
first birinci

Henry the First, Stephen. Henry the Second, Richard I the First, and Bad King John.

Birinci Henry, Stephen ve İkinci Henry, Birinci Richard, ve Kötü Kral John.

Jake, do you know first position?

Jake, birinci pozisyonu biliyor musun?

He is a first-rate dancer, just like me.

Birinci sınıf bir dansçı, tıpkı benim gibi.

Click to see more example sentences
first öncelikle

Me first, because I'm your best friend and this is very important.

Önce ben. Ben senin en yakın arkadaşınım ve bu çok önemli.

First, Major and I will talk about the important stuff.

Öncelikle Binbaşı ve benim önemli şeyler hakkında konuşacağız.

First we have this man.

Öncelikle bu adam elimizde.

Click to see more example sentences
first birinci sınıftan

Now he's a first-rate psychopath, and he's using me to destroy people's lives.

Şimdi ise birinci sınıf bir psikopat ve beni insanların hayatlarını yok etmek için kullanıyor.

But I am a first-rate officer.

Ama ben birinci sınıf bir memurum.

He's a first-rate partner.

Birinci sınıf bir ortaktır.

Click to see more example sentences
first âIâ

Listen first thing tomorrow, you and I will get together with a couple of the children

Dinle yarın ilk olarak sen ve ben birlikte bir kaç çocuk ile birlikte

But it's the first dinner with her mother-in-law and what a mother-in-law, right mom?

Fakat bu onun kayınvalidesi ile ilk yemeği. Ne kayınvalide ama, değil mi anne.

But first, your dog goes a round with Mac.

Ama önce senin köpek Mac ile bir el kapışsın.

Click to see more example sentences
first ilk kez

Do you remember the first time you said it? First time I said Yeah.

İlk kez söylediğini hatırlıyor musun? ilk kez söylediğim zaman evet evet.

This is the first time

Bu ilk kez oluyor

That's my first time, you know?

Bu, ilk kez oluyor. Biliyorum.

Click to see more example sentences
first başta, baş

She thought it was a stupid idea the first time and even more stupid the second time.

Başta aptal bir fikir olduğunu düşünmüştüm sonra daha da aptal bir fikir olduğunu düşündüm.

He wasn't at first, but he is now.

İlk başta değildi. Ama şu an öyle.

It's hard at first.

Bu ilk başta zor.

Click to see more example sentences
first önde gelen

But first come, i want to give you something.

Ama önce gel, sana birşey vermek istiyorum.

You and I come first.

Sen ve ben önce geliriz.

You and the kids come first.

Sen ve çocuklar önce geliyor.

Click to see more example sentences
first ilk defa olarak

Yeah, I'm happy, because that's the first time you've ever done something like a real person.

Mutlu oldun mu? Evet mutlu oldum. İlk defa gerçek biri gibi bir şey yaptın.

That was the first time.

İlk defa o zaman olmuş.

It'll be the first time, the best time, in a long time.

Bu uzun zaman sonra ilk defa en iyi zamanda olacak.

Click to see more example sentences
first mükemmel

This is our first date, and I really wanted everything to be perfect.

Bu bizim ilk randevumuz ve her şeyin gerçekten mükemmel olmasını istemiştim.

I think this would make an excellent first case for you.

Bence bu senin için mükemmel bir ilk dava olur.

This is a perfect first step.

Bu mükemmel bir ilk adım.

Click to see more example sentences
first birincilik

All these films of course deserve the first prize.

Tabii bütün bu filmler birincilik ödülünü hak ediyor.

They yell because everybody wants first prize.

Bağırıyorlar çünkü herkes birincilik ödülünü istiyor.

Father, there will be many firsts for me too.

Baba, benim için de birçok birincilikler olacak.

Click to see more example sentences
first temel

First, some ground rules.

İlk olarak bazı temel kurallar.

This was essentially the world's first truly secret society.

Bu temelde, dünyanın ilk gerçek gizli topluluğuydu.

Just basic first aid.

Sadece temel ilk yardım.

Click to see more example sentences
first ilkin

She wasn't your first.

O senin ilkin değildi.

Name and address first.

İlkin isim ve adres.

Is this, uh your f first?

Bu, şey senin ilkin mi?

Click to see more example sentences
first başta gelen

It's weird at first, isn't it?

İlk başta garip geliyor, değil mi?

The devil may sound reasonable at first, but it's always a trick.

Şeytan da başta mantıklı gelebilir ama her zaman bir numarası vardır.

It may sound a little boring at first.

İlk başta biraz kulağa biraz sıkıcı gelebilir.

Click to see more example sentences
first ayın ilk günü

It's the first Sunday next month

Önümüzdeki ayın ilk Pazar günü

First Saturday last month.

Geçen ayın ilk Cumartesi günü.

Anyhoo, tomorrow's the first of the month and as such a good friend,

Her neyse, yarın ayın ilk günü ve iyi bir arkadaş olarak,

first ilkönce

First it's rock 'n roll, then it's

İlkönce rock 'n roll, sonra bu