English-Turkish translations for fishing:

balık tutma · balıkçı · av · balık avı · balıkçılık · balık avlama · avlama · avcılık · other translations

fishing balık tutma

Come on, let's go fish.

Hadi, balık tutmaya gidelim.

We're just going fishing.

Sadece balık tutmaya gidiyoruz.

We're going fishing now.

Şimdi balık tutmaya gidiyoruz.

Click to see more example sentences
fishing balıkçı

Claire, this is not a weapon, it's a fishing knife.

Claire, bu bir silah değil, basit bir balıkçı bıçağı.

It's a fishing boat.

Bu bir balıkçı teknesi.

The fishing hat means leave me alone!

Balıkçı şapkası beni rahat bırakın demektir!

Click to see more example sentences
fishing av

That's the best spot for ice fishing.

Buzda balık avı için en iyi yer.

This is good fishing.

Bu iyi bir balık avı.

Just a little fishing trip.

Ufak bir balık avına.

Click to see more example sentences
fishing balık avı

That's the best spot for ice fishing.

Buzda balık avı için en iyi yer.

This is good fishing.

Bu iyi bir balık avı.

Just a little fishing trip.

Ufak bir balık avına.

Click to see more example sentences
fishing balıkçılık

Listen, thanks for the fishing lesson.

Dinle, balıkçılık dersi için teşekkürler.

Yeah, well, that's fishing, baby.

Evet, bu balıkçılık, bebeğim.

What about fishing?

Peki ya balıkçılık?

Click to see more example sentences
fishing balık avlama

No, just getting some lunch. Rodney and I are going fishing on the mainland this afternoon.

Hayır, sadece öğle yemeği Rodney ve ben anakarada balık avlamaya gidiyoruz, bu öğleden sonra.

How about some fishing this afternoon?

Bu öğleden sonra balık avlamaya ne dersin?

I wish it was for fishing season.

Keşke balık avlama sezonu için olsaydı.

Click to see more example sentences
fishing avlama

No, just getting some lunch. Rodney and I are going fishing on the mainland this afternoon.

Hayır, sadece öğle yemeği Rodney ve ben anakarada balık avlamaya gidiyoruz, bu öğleden sonra.

How about some fishing this afternoon?

Bu öğleden sonra balık avlamaya ne dersin?

I wish it was for fishing season.

Keşke balık avlama sezonu için olsaydı.

Click to see more example sentences
fishing avcılık

The weekend in Scotland, hunting, fishing.

Hafta sonu İskoçya'da, avcılık, balıkçılık.

They're into fishing, hunting and amateur taxidermy.

Balıkçılık, avcılık ve amatör tahnitçilik işindelermiş.