English-Turkish translations for fitting:

uygun · yerinde · takım · prova · tesisat · teçhizat · layık · other translations

fitting uygun

We're not a good fit, and you're not good for Catherine.

İyi bir uyum yakalayamadık ve sen Catherine için uygun değilsin.

No. But it's really tough to find hockey gloves that fit.

Hayır Ama gerçekten zor uygun hokey eldiven bulmak.

I'm not fit for this life or this city.

Ben bu şehre ve bu hayata uygun değilim.

Click to see more example sentences
fitting yerinde

It's a sordid tale, princess, not fit for your delicate ears.

Bu iğrenç bir hikâye prenses, senin narin kulaklarına göre değil.

This sword fits Li Mu Bai perfectly.

Bu kılıç tam Li Mu Bai'ye göre.

This would never fit Annie.

Bu Annie'ye olmaz ki.

Click to see more example sentences
fitting takım

This suit fits you perfectly.

Bu takım sana tam oturmuş.

That suit fits you perfect.

Bu takım sana çok yakışmış.

Join the team? Cause you don't exactly fit in here, do you?

Takıma katılmaya? Çünkü sen tam olarak buraya uygun değilsin, değil mi?

Click to see more example sentences
fitting prova

I'm here for fitting today.

Bugün prova için buradayım.

Fittings Monday and rehearsals Tuesday.

Pazartesi ve Salı provalar var.

Come in for fittings on Sunday and Tuesday.

Provalar için pazar ve salı günleri gelin.

Click to see more example sentences
fitting tesisat

Decorative hardware Door locks, handles, copper fittings And kitchen equipment, pots and pans

Dekoratif eşyalar kapı kilitleri, kapı kolları, bakır tesisatlar ve mutfak malzemeleri.

Plus money for fixtures and fittings.

Artı tesisat ve demirbaş parası.

I'm fixtures and fittings.

Ben, demirbaşlar ve tesisatlar.

fitting teçhizat

Ready for Burt's fittings, Skipper.

Burt'ın teçhizatı hazır, Skipper.

fitting layık

Child, he ain't fit to be your husband.

Çocuk, o senin kocan olmaya layık değil.