English-Turkish translations for flaming:

alevli · ateşli · yanan · parlak · alev almış · other translations

flaming alevli

The black flame candle only brought them back for this one Halloween night.

Siyah alevli mum onları yalnızca bu gece için geri getirmiş.

That sound, the flames and my little girl screaming

O ses var ya Alevler Küçük kızım çığlık atıyordu.

Of course, your flame is hotter than mine.

Tabii ki senin alevin benimkinden çok daha sıcak.

Click to see more example sentences
flaming ateşli

It's still there like a flame burning inside me.

Hâlâ orada. İçimde yanan bir ateş gibi.

University of Idaho, Flaming Lips concert, this weekend.

Idaho üniversitesi "Ateşli Dudaklar" konseri bu hafta sonu.

It is the same for the flame.

Ateş için de aynı şey geçerli.

Click to see more example sentences
flaming yanan

It's still there like a flame burning inside me.

Hâlâ orada. İçimde yanan bir ateş gibi.

Parsons and I both saw a girl burning in flames.

Parsons ve ben, alevler içinde yanan bir kız gördük.

A woman burning in flames.

Alevler içinde yanan bir kadın.

Click to see more example sentences
flaming parlak

Neither bright stars, nor flaming flowers

Ne parlak yıldızlar, ne de yanan çiçekler.

A bright flame, it's hot

Parlak bir ateş, sıcak

Lustrous flames fade, fires dissemble,

Parlak alevler solar, ateşler söner.

flaming alev almış

The lower level's in flames.

Alt avlukayı alevler almış.