English-Turkish translations for flare:

fişek · işaret fişeği · alev · patlama · flare · other translations

flare fişek

There should be a flashlight in there. No, but there's a flare gun.

Orada bir el feneri olmalı. hayır, fakat işaret fişeği tabancası var.

Yeah, just sometimes it flares up under stress.

Evet, sadece bazen stres altında yukarı fişekleri.

Actually, it wasn't the flare.

Aslında işaret fişeği değildi.

Click to see more example sentences
flare işaret fişeği

There should be a flashlight in there. No, but there's a flare gun.

Orada bir el feneri olmalı. hayır, fakat işaret fişeği tabancası var.

Signal flares, first aid, some rope, blankets and a couple of protein bars.

İşaret fişekleri, ilk yardım kiti, biraz halat, battaniyeler ve bir çift protein çubuğu.

Do you have any signal flares?

İşaret fişeği var mı? Hayır.

Click to see more example sentences
flare alev

It's carrying isomiotic hypos, plasma flares and quarantine pods.

İsomiyotik şırıngalar taşıyorlar plazma alevleri ve karantina kozaları.

His temper flared, but he fought like a gentleman.

Kızgınlığı alevlenmişti ama bir centilmen gibi dövüştü.

llario, get me the flare gun.

Ilario, bana alev tabancasını getir.

Click to see more example sentences
flare patlama

Don't want a flare-up dragging us back out here this weekend.

Bizi dışarıya fırlatacak bir patlama istemiyorum. Evet, bu hafta sonu.

Flare must've cooked a chip.

Patlama bir çipi kavurmuş olmalı.

evidence of a mega-flare.

Büyük bir patlamanın kanıtı.

Click to see more example sentences
flare flare

Ring One: Ramon Santalito and Eddie O'Flare.

Birinci ringde Ramon Santalito ve Eddie O'Flare.