English-Turkish translations for flavor:

tat · lezzet · aromalı · aroma · koku · flavorful · çeşni · tat vermek · lezzetli şey · tad · other translations

flavor tat

Carbonated water, citric acid, corn syrup artificial raspberry flavoring vegetable colors and preservative.

Karbonatlı su, sitrik asit, mısır şurubu suni ahududu tadı sebze renkleri ve koruyucular.

Okay, so what's your favorite flavor?

Peki, en sevdiğin tat hangisi?

It's my new cupcake flavor.

Bu benim yeni çöreğimin tadı.

Click to see more example sentences
flavor lezzet

like praline or lime cream, a very popular flavor I'm led to understand, or Strawberry Delight?

Pralin ya da limonlu krema gibi. Çok popüler bir aromaymış. Ya da Çilek Lezzeti.

Stefan's pretty vanilla, but apparently that's Elena's favorite flavor.

Stefan'ın tatlı vanilyası, ama görünüşe göre o Elena'nın en sevdiği lezzet.

And that's why I use tuna for protein and flavor.

Bu yüzden de, protein ve lezzet için ton koyuyorum.

Click to see more example sentences
flavor aromalı

Because after we have the April flavored cherry cheesecake, you and I

Çünkü April, vişne aromalı pastamızı yedikten sonra sen ve ben

Try something with a full fruit flavor, like a Cabernet Sauvignon.

Meyve aromalı bir şey ile dene Cabernet Sauvignon gibi mesela.

Strawberry, chocolate, vanilla and all sorts of fruit flavors.

Çilekli, çikolatalı, vanilyalı ve her çeşit meyva aromalı.

Click to see more example sentences
flavor aroma

That's a really strong flavor choice.

Gerçekten güçlü bir aroma seçimi.

A different flavor for each hour.

Her saat için farklı bir aroma.

So other flavors aren't an option for me, okay?

Diğer aromalar benim için bir seçenek değil, tamam mı?

Click to see more example sentences
flavor koku

It's a spear, and it smells like lemon lime, a flavor Coyotes hate.

Bu bir mızrak. Hem limon gibi kokuyor. Çakallar bu kokudan nefret eder.

And it smells like lemon-lime, a flavor coyotes hate.

Hem limon gibi kokuyor. Çakallar bu kokudan nefret eder.

Has a pungent flavor, smells good!

Keskin bir kokusu var, iyi kokuyor.

Click to see more example sentences
flavor flavorful

Not this year, Flavor.

Bu yıl olmaz, Flavor.

We've got all your flavor flavs.

Her çeşit "Flavor Flavs"ımız vardır.

flavor çeşni

An excellent flavor.

Mükemmel bir çeşni.

Barbeque, my favorite flavor.

Barbekü, en sevdiğim çeşni!

flavor tat vermek

That gives Kopi Luwak, it's unique flavor and aroma.

Kopi Luwak'a o eşsiz tadını ve kokusunu verir.

flavor lezzetli şey

The flavor is all that matters.

Lezzet tek önemli olan şey.

flavor tad

What a nasty flavor.

Ne iğrenç bir tad.