English-Turkish translations for flesh:

et, etli · insanlık · kan · beden · vücut · ten · ten rengi · other translations

flesh et, etli

Underneath that armor, you're still a woman, flesh and blood like the rest of us.

O zırhın altında, sen hala bir kadınsın, et ve kan tıpkı ve bizim gibi.

You need not your flesh and blood, you need monsters!

Senin et ve kemiğe değil, senin canavarlara ihtiyacın var!

There will be more flesh tonight.

Bu akşam çok daha et olacak.

Click to see more example sentences
flesh insanlık

Call me crazy, Angel, but I think this is human flesh.

İstersen bana çılgın de, Angel. Ama bence bu insan eti.

It takes more than flesh and blood to be human, Alex.

İnsan olmak için kan ve etten fazlası gerek, Alex.

He means human flesh.

İnsan eti demek istiyor.

Click to see more example sentences
flesh kan

Underneath that armor, you're still a woman, flesh and blood like the rest of us.

O zırhın altında, sen hala bir kadınsın, et ve kan tıpkı ve bizim gibi.

It takes more than flesh and blood to be human, Alex.

İnsan olmak için kan ve etten fazlası gerek, Alex.

Given him what he always wanted, flesh and blood.

Her zaman istediği bir şeyi verdim, kan ve beden.

Click to see more example sentences
flesh beden

Given him what he always wanted, flesh and blood.

Her zaman istediği bir şeyi verdim, kan ve beden.

My bones, my heart, my veins, and nerves, and flesh, and meat aren't real.

Kemiklerim, kalbim, damarlarım, ve sinirlerim, ve beden, ve et gerçek değil.

This is a demon of false flesh!

Sahte bir bedene girmiş bir iblis bu!

Click to see more example sentences
flesh vücut

No two men or two women can become one flesh.

İki erkek ya da iki kadın tek vücut olamaz.

It's about flesh and blood.

Bu vücut ve kan ile ilgili.

Of man and woman as one flesh.

Bir vücut olarak kadın ve erkek.

Click to see more example sentences
flesh ten

If you're using flesh-colored paint, you better paint a portrait.

Ten rengi boya kullanıyorsan, portre yapman daha iyi.

Made a string of buckeyed beads But flesh and blood needs flesh and blood

Söğüt ağacı dallarından, atkestanesiyle bezeli." Ama ten ve kan, ten ve kan ister,

It was gorgeousness and gorgeosity made flesh.

Yücelik ve görkemliliğin tende can bulmasıydı.

Click to see more example sentences
flesh ten rengi

If you're using flesh-colored paint, you better paint a portrait.

Ten rengi boya kullanıyorsan, portre yapman daha iyi.

Nassim, I said flesh-colored.

Nassim, ben ten rengi demiştim.