English-Turkish translations for flirt:

flört · flört etmek · kur · kur yapmak · çapkın · other translations

flirt flört

Oh come on, first you make me cry, and now you're flirting with me..

Oh hadi ama, ben ilk defa ağlıyorum Ve sen şimdi benimle flört ediyorsun

They flirt, they get you to buy drinks, just keep things generally fun.

Onlar size içki satın almak, flört, genellikle sadece eğlenceli şeyler tutun.

Miss Charles, are you flirting with me?

Bayan Charles, benimle flört yapıyorsunuz?

Click to see more example sentences
flirt flört etmek

Oh come on, first you make me cry, and now you're flirting with me..

Oh hadi ama, ben ilk defa ağlıyorum Ve sen şimdi benimle flört ediyorsun

In the meantime, you just keep flirting with me.

Bu arada benimle flört etmeye devam et.

Mark, are you flirting with me?

Mark, benimle flört ediyorsun?

Click to see more example sentences
flirt kur

What kind of priest would be such a flirt?

Ne tür bir rahip böyle kur yapar ki?

You were flirting with me.

Sen bana kur yapıyordun.

Hailey, is he flirting with me?

Hailey, bu bana kur mu yapıyor?

Click to see more example sentences
flirt kur yapmak

A woman flirting with a single man?

Bekar bir adama kur yapan bir kadın..

You were flirting with me.

Sen bana kur yapıyordun.

Mr. Sharma is flirting a lot today.

Bay Sharma bugün çok kur yapıyor.

Click to see more example sentences
flirt çapkın

I told you, he's he's a flirt.

Söyledim sana, o O bir çapkın.

So he is the flirt king.

Demek bu da çapkın kral.

You're the flirt, aren't you?

Çapkın olan sensin, değil mi?

Click to see more example sentences