English-Turkish translations for float:

yüzmek · dolaşmak · süzülmek · yüzen şey · kayan · uçmak · sal · yüzdürmek · other translations

float yüzmek

This mixing creates ideal conditions for a vast community of floating microscopic plants.

Bu karışım uygun koşulları yaratır. Yüzen geniş bir toplum olan mikroskobik bitkiler için.

There's a hat floating here.

Burada yüzen bir şapka var.

Actually, a rock would sink, so a floating rock.

Aslında, kaya batacaktır. Öyleyse yüzen bir kaya.

Click to see more example sentences
float dolaşmak

There's too many dead bodies floating around, even for Louisiana.

Ortada çok fazla ceset dolaşıyor. Hatta Louisiana için bile.

There's one Golden Ticket still floating around.

Yani hala ortalıkta dolaşan bir Altın Bilet var!

Is my husband floating around somewhere?

Kocam buralarda bir yerde mi dolanıyor?

Click to see more example sentences
float süzülmek

'It's cool and dim in there and you float like a cloud. '

Orası çok sakin ve huzurludur. Ve bir bulut gibi süzülürsün.

Float like a jelly bird?

Jöleli bir kuş gibi süzülmek?

ln the waters of AZuchi A little boat floats along

Azuchi'nin sularında küçük bir kayık tek başına süzülür.

Click to see more example sentences
float yüzen şey

Do something about that floating eyelash.

O yüzen kirpik için bir şey yap.

I'll show you something that floats.

Ben sana yüzen bir şey gösteririm.

Those things are like floating petri dishes.

O şeyler yüzen petri kapları gibiler.

Click to see more example sentences
float kayan

It's a fluffy cloud, floating, happy.

Yumuşacık bir bulut. Kayan, mutlu.

The heart like a floating cloud.

Kalp kayan bir bulut gibidir.

Advanced floating lens technology.

Gelişmiş kayan lens teknolojisi.

float uçmak

Float like a float-bot, sting like a stinging machine!

Robot kelebek gibi uçar, robot arı gibi sokarım!

Float like a butterfly, motherfucker.

Kelebek gibi uçarım, orospu çocuğu.

float sal

It's more of a float.

Daha çok bir sal.

That's a a float.

Bu bir bir sal.

float yüzdürmek

I went and floated my Krathong basket for you too.

Gittim ve senin için de Krathong sepetimi yüzdürdüm.