English-Turkish translations for flood:

sel · su · basmak · su basmak · sel basmak · su baskını · akı, akmak · taşkın · tufan · other translations

flood sel

Good friends, sweet friends, let me not stir you up to such a sudden flood of mutiny.

İyi arkadaşlar, tatlı arkadaşlar, seni heyecanlandırmama izin ver, böyle ani bir isyan seli için.

It doesn't flood that fast, But it is definitely haunted.

Bu kadar hızlı sel basmaz, ama burası kesinlikle lanetli.

But now the market's flooded, what do the labels want?

Ama şimdi piyasayı sel bastı. Şirketler ne mi istiyor?

Click to see more example sentences
flood su

Hundreds of millions of years later, this area was flooded with water.

Yüzlerce milyon yıl sonra ise bu alan su ile doldu taştı.

I can't do anything about the flood.

Su baskını hakkında bir şey yapamam.

Ben told us that the station was completely flooded.

Ben bize istasyonu tamamen su bastığını söylemişti.

Click to see more example sentences
flood basmak

But now the market's flooded, what do the labels want?

Ama şimdi piyasayı sel bastı. Şirketler ne mi istiyor?

But now the market's flooded.

Ama şimdi piyasayı sel bastı.

The garage flooded, sweetie, and ruined your boxes.

Tatlım, garajı su bastı ve bütün kutular mahvoldu.

Click to see more example sentences
flood su basmak

The water is high, so this side is flooded.

Su seviyesi yüksek, demek bu tarafı sel basmış.

My brother's room is flooded.

Kardeşimin odasını su bastı.

How many farms flooded, Joe?

Kaç çiftliği su bastı, Joe?

Click to see more example sentences
flood sel basmak

But now the market's flooded, what do the labels want?

Ama şimdi piyasayı sel bastı. Şirketler ne mi istiyor?

The water is high, so this side is flooded.

Su seviyesi yüksek, demek bu tarafı sel basmış.

But now the market's flooded.

Ama şimdi piyasayı sel bastı.

Click to see more example sentences
flood su baskını

I can't do anything about the flood.

Su baskını hakkında bir şey yapamam.

Including the emergency flood.

Acil su baskını da dâhil.

The flood killed him.

Su baskını onu öldürdü.

Click to see more example sentences
flood akı, akmak

A great flood.

Büyük bir akın.

Flooding cities like Los Angeles, New York and Texico.

Los Angeles, New York gibi Texico gibi kentlere akın ettiler.

Spring floods my little heart.

Bahar akıyor benim küçük kalbime.

Click to see more example sentences
flood taşkın

Conn, torpedo room flooding has stopped,

Köprü, torpido odası. Taşkın durdu.

Rapids, waterfalls and flood plains

Akıntılar, şelaleler ve taşkın yatağı.

flood tufan

If the sphere is an ark, then what comes next is The flood.

Eğer küre bir gemi ise, o zaman sırada Tufan var.

Maybe a flood like in the Bible.

Belki de İncil'deki gibi bir tufan.