English-Turkish translations for floor:

katlı, kat · yer · zeminli, zemin · döşeme · koridor · taban, tabanlar · pist · şaşırtmak · tahta döşeme · yenmek · döşemek · other translations

floor katlı, kat

Not the second and third floor.

İkinci ve üçüncü kat değil ama.

Second floor clear.

İkinci kat temiz.

Yi Sang Hospital, second floor.

Yi Sang Hastanesi, ikinci kat.

Click to see more example sentences
floor yer

You brought them here, now you get down on the floor with them, boy!

Onları buraya sen getirdin, şimdi sen de onlarla beraber yere yat evlat!

Stevie, what are you doing on the floor, you weird woman?

Stevie, senin yerde ne işin var, seni gidi tuhaf kadın?

Is that woman still lying on the floor?

Hala o kadın yatıyor mu yerde hala?

Click to see more example sentences
floor zeminli, zemin

If this is the floor then where is all that water going?

Eğer zemin buraysa o zaman tüm bu su nereye gidiyor?

Hey, there's no floor.

Hey, burada zemin yok.

'Ground floor clear.

Zemin kat temiz.

Click to see more example sentences
floor döşeme

Hardwood floors, tons of light, Two bedroom, two bath.

Ahşap döşeme, epeyce aydınlatma iki yatak odası, iki banyo.

And because Charlie's apartment has hardwood floors and laundry.

Ve çünkü Charlie'nin evinde yerler döşemeli ve bir çamaşır odası var.

New floors, new tiles, new fixtures in the bathroom.

Yeter. Yeni döşemeler, yeni fayanslar, banyoya yeni tesisat.

Click to see more example sentences
floor koridor

There's a corridor with empty apartments on the third floor.

Üçüncü katta boş dairelerin olduğu bir koridor var.

First floor, down the hall.

İlk katta, koridorun sonunda.

Ground floor, East Hall

Zemin Kat, Doğu koridoru

Click to see more example sentences
floor taban, tabanlar

It's a beautiful floor.

Çok güzel bir taban.

Crime scenes are three-dimensional. floors, walls and ceilings.

Suç mahalli, üç boyutludur. Taban, duvarlar ve tavan.

Floors, walls and ceilings.

Taban, duvarlar ve tavan.

Click to see more example sentences
floor pist

So all couples to the dance floor, please.

Bu yüzden tüm çiftler dans pistine, lütfen.

There may be another staircase off the dance floor.

Dans pistine çıkan başka bir merdiven olabilir.

Nin-nin-ja-ja-ja! I'm a fucking ninja! Of the dance floor!

Nin-nin-ja-ja-ja! Ben kahrolası bir ninjayım! Dans pistinde!

Click to see more example sentences
floor şaşırtmak

Mac, these responses will floor you.

Mac, bu cevaplar seni şaşırtacak.

Sure floored her, didn't it?

Bu onu şaşırttı,değil mi?

floor tahta döşeme

Look, wood floors.

Bak, tahta döşeme.

The wide-plank flooring.

Geniş döşeme tahtaları.

floor yenmek

Totally floored me. Good one

Tamamen beni yendi, iyi de.

Brazilian hardwoods, open floor plan, updated kitchen.

Brezilya parkeleri. Geniş kat planı, yenilenmiş bir mutfak.

floor döşemek

And miter-cut some twigs for the sub-flooring.

Ve alt döşemesi olarak birkaç dal keseriz.