English-Turkish translations for flourish:

büyümek · süs · gelişme · süslü söz · gelişerek · çiçek açmak · other translations

flourish büyümek

Juliette and Romeo flourish, and the child grows.

Juliette ve Romeo rahatladı, bebek de büyüdü.

She allowed evil to-to-to flourish and that became the real killer!

Kötülüğe izin verip büyümesini sağlayarak gerçek bir katil oldu!

Yet this red mangrove is flourishing.

Ama bu kırmızı mangrov büyüyor.

flourish süs

A verbal flourish, Mr. Smith.

Süslü sözler, Bay Smith.

Scroll and flourish?

Kıvrımlı ve süslü.

flourish gelişme

Yeah, or fake flourishing.

Ya da sahte gelişmeleri diyelim.

flourish süslü söz

A verbal flourish, Mr. Smith.

Süslü sözler, Bay Smith.

flourish gelişerek

Among these new plants, the birds are flourishing, and their calls form an ever-present chorus.

Bu yeni bitkilerin arasında, kuşlar gelişmekte, ve onların ötüşleri de sanki bir koro oluşturuyor.

flourish çiçek açmak

And under my tutelage, he has flourished and blossomed, like the proverbial spring flower.

Ve vesayetim altında, gelişti ve çiçek açtı, meşhur ilkbahar çiçeği gibi.