English-Turkish translations for fly:

uçurmak, uçan · uçmak · sinek · uçuş · gitmek · uçma · havadayken · kaçmak · atılmak · uyanık · uçakla gitmek · other translations

fly uçurmak, uçan

Listen to me, there's something outside and it's flying right at us.

Beni dinle. Dışarıda bir şey var ve bize doğru uçuyor.

A huge thing like this, flying!

Bu kadar büyük bir şey uçuyor!

The flying fish.

Evet, uçan balık.

Click to see more example sentences
fly uçmak

So, no more flying around, no more lying. OK, no, that's not exactly It's fine.

Artık etrafta uçmak yok, yalan söylemek yok. Aslında tam olarak öyle değil Sorun değil.

But no more flying.

Ama bir daha uçmak yok.

Me and me friends fly, fly in great metal bird.

Ben ve benim arkadaşlar uçmak, büyük metal kuşla.

Click to see more example sentences
fly sinek

So it'll be fast and light like a fly!

Artık bir sinek gibi hızlı ve hafif olacak!

Louis Daniel is a fly.

Louis Daniel bir sinek.

Fly, be free.

Sinek, özgür ol.

Click to see more example sentences
fly uçuş

Come on up and do a little flying with me

Haydi yukarı gel ve benimle küçük bir uçuş yap

Not for that kind of flying.

O tür uçuşlar için değil.

Good weather for flying.

Uçuş için hava güzel.

Click to see more example sentences
fly gitmek

I'm a pilot, you know, and someday I'm gonna fly away from this place.

Ben de bir pilotum, bilirsin, ve bir gün buradan uçup gideceğim.

Please fly, please go

Lütfen uç, lütfen git

When will it fly away?

Ne zaman uçup gidecek?

Click to see more example sentences
fly uçma

Yeah, well, try flying through Tokyo and London first, and then we'll talk.

Evet, bir de önce Tokyo ve Londra'dan uçmayı dene ve sonra konuşalım.

That's a flying machine, right?

Bir uçma makinesi, değil mi?

The truth is, Julia, you deserve to fly.

Gerçek şu ki, Julia, sen uçmayı hak ediyorsun.

Click to see more example sentences
fly havadayken

No matter what happens, no matter how many bullets are flying,

Ne olursa olsun, ne kadar mermi havada uçuşuyor olursa olsun,

Ladies and gentlemen, thank you for flying Columbia Airlines.

Bayanlar ve baylar, Columbia Hava Yollarıyla uçtuğunuz için teşekkürler.

I didn't see him flying.

Ben de onu havada görmedim.

Click to see more example sentences
fly kaçmak

Took a couple of flying lessons.

Bir kaç uçuş dersi aldım.

How many flying hours? Enough.

Kaç saat uçtun? yeterince.

How many eggs does a fly lay?

Bir sinek kaç tane yumurta bırakır?

Click to see more example sentences
fly atılmak

Saw a flying horse.

Uçan bir at gördüm.

Oh, and wait, the flying Bickersons have screwed us over twice.

Bekle bir, uçan Bickersonlar bize iki kez kazık attılar.

fly uyanık

That Spanish fly.

O uyanık İspanyol!

fly uçakla gitmek

I'm flying out myself tomorrow for a briefing in New York.

Ben bir brifing için New York'a yarın uçakla gideceğim.