English-Turkish translations for following:

takip · izleyen, izleme · sonra, sonraki · ilerdeki · şu · takipçi · aşağı, aşağıdaki · ertesi · müteakip · taraftarlar · other translations

following takip

Ladies and gentlemen, follow me

Bayanlar ve baylar, beni takip edin.

All right, kids, follow me.

Tamam çocuklar, beni takip edin.

Could you follow him there?

Onu takip edebilir misin?

Click to see more example sentences
following izleyen, izleme

So I got to thinking that maybe he wasn't the only one following them.

Ben de dedim ki belki onları izleyen bir tek o değildi.

Okay, follow me.

Tamam, beni izleyin.

Please follow me you too, my Lady

Lütfen beni izleyin siz de Leydim.

Click to see more example sentences
following sonra, sonraki

You wait here for a few minutes and then follow me, OK?

Sen burada birkaç dakika bekle sonra beni izle, tamam mı?

I'll follow him after work.

İşten sonra onu takip edeceğim.

Yesterday, I followed him, but I got lost.

Dün onu takip ettim, ama sonra kaybettim.

Click to see more example sentences
following ilerdeki

I am telling you, our best chance of finding Keller, is to follow Catherine.

Sana söylüyorum, Keller'ı bulmak için en iyi şansımız.. Catherine'i takip etmek.

Mr. Holmes, sir, last night I followed Kitty and that fellow Meade.

Mr. Holmes, efendim, geçen gece Kitty'i ve Meade denen adamı takip ettim.

I saw Pam once. I followed her to her restaurant. Lovely.

Pam 'i bir kere gördüm, Lokantasına takip ettim, Çok hoş,

Click to see more example sentences
following şu

You two, over that way. And you, follow me.

Siz, ikiniz, şu tarafa, sen de, beni izle.

Check it out. Look who's following us.

Şuna baksana, bizi kim takip ediyor.

Follow that girl!

Şu kızı takip edin!

Click to see more example sentences
following takipçi

Which means that Mark has his own followers now.

Bu da demek oluyor ki, Mark'ın artık kendi takipçileri var.

Then tell me this What is a leader without any followers?

O zaman şunu söyle takipçileri olmadan, bir lider nedir ki?

And finally, we have the follower, the newest member of the pack.

Son olarak bir de takipçi var, sürünün en yeni üyesi.

Click to see more example sentences
following aşağı, aşağıdaki

It's down here somewhere. Follow me.

Aşağıda bir yerde, takip edin beni.

Just follow that last guy down!

Sadece takip bu son adam aşağı!

I was just an example to his loser son that following the rules could make you a stand-up citizen.

Onun kaybeden oğlu için sadece bir örnek oldu Bu kurallar olabilir aşağıdaki Sana bir stand-up vatandaşı yapmak.

Click to see more example sentences
following ertesi

The next morning, Detective Harvey and three federal agents followed Daniel to work.

Ertesi sabah Dedektif Harvey ve üç federal ajan Daniel'ı yerine kadar takip etti.

He invited me to dinner the following night, and I accepted.

Ertesi gece beni akşam yemeğine davet etti; ben de kabul ettim.

The following year, Kirby Kyle was run over by a truck and killed.

Ertesi yıl, Kirby Kyle bir kamyon tarafından ezildi ve öldü.

Click to see more example sentences
following müteakip

And in the days following Draco's sacrifice

Ve Draco'nun kendini feda etmesine müteakip günlerde,

Following a one-hour recess,

Bir saatlik arayı müteakip,

following taraftarlar

The mosque's divided between supporters of Rachid and the followers of this man.

Cami cemaati Rachid ve bu adamın taraftarları arasında bölünmüş durumda.

The king and his followers fought valiantly but succumbed.

Kral ve taraftarları cesurca savaştılar ama karşı koyamadılar.