English-Turkish translations for forage:

yiyecek · araştırmak · yiyecek aramak · other translations

forage yiyecek

With the Saurornithoides off foraging, this unguarded nest provides an invitation for predators.

Saurornithoides'in yiyecek aramaya gitmesiyle bu korunmasız yuva, yırtıcılar için davetiye sağlar.

This was probably just a scout, foraging for food.

Büyük ihtimalle bu yiyecek arayan bir öncüydü.

Their leaping, foraging, and fluffiness skills are superior.

Onların sıçrayışları, yiyecek aramaları, yumuşaklık yetenekleri çok üstün.

Click to see more example sentences
forage araştırmak

This was probably just a scout, foraging for food.

Büyük ihtimalle bu yiyecek arayan bir öncüydü.

Honey, he's already foraging grapes.

Tatlım, artık asmadan besin arıyor.

forage yiyecek aramak

This was probably just a scout, foraging for food.

Büyük ihtimalle bu yiyecek arayan bir öncüydü.