English-Turkish translations for foreign:

yabancı · dış · el · yurtdışı · other translations

foreign yabancı

Eric, your mother asked you a question about the foreign kid.

Eric, annen sana yabancı çocuk hakkında bir soru sordu.

Open a foreign account and put the money there.

Yabancı bir hesap ve parayı buraya koy.

A foreign attack.

Yabancı bir saldırı.

Click to see more example sentences
foreign dış

Steve, I don't think foreign policy is her only weakness.

Steve, onun tek zayıflığı bence dış politika değil.

Foreign Intelligence warned us about this,

Dış Kaynaklar bizi bu konuda uyarmıştı,

What about our foreign debt?

Peki bizim dış borcumuz ne olacak?

Click to see more example sentences
foreign el

According to Aljazeera and some foreign news services one crazy American killed them all.

El Cezire ve yabancı bazı haber servislerine göre onları deli bir Amerikalı öldürmüştü.

foreign yurtdışı

Foreign and domestic.

Yurtdışı ve yurtiçi