English-Turkish translations for forever:

sonsuza dek · sonsuza kadar · daima · hep · ebediyen · her zaman · devamlı · ilelebet · other translations

forever sonsuza dek

No matter what happens, I'll always be with you forever.

Ne olursa olsun, ben hep seninle olacağım. Sonsuza dek.

Demon, in the name of Jesus Christ, be silent and leave this house forever.

Şeytan, Yüce İsa adına, sessiz ol ve bu evi sonsuza dek terk et.

I love you forever, and I'm coming back.

Seni sonsuza dek seveceğim ve geri döneceğim.

Click to see more example sentences
forever sonsuza kadar

But, hey, look, I know it's a lot to put up with, but it's not forever.

Ama hey bak, biliyorum katlanmak için çok fazla ama bu sonsuza kadar değil.

She will be yours forever.

O, sonsuza kadar senin olacak.

It's so forever. You know, it's

Ama bu sonsuza kadar sürecek.

Click to see more example sentences
forever daima

Yes, always and forever, a familiar promise, but then, you knew that.

Her zaman ve daima sözü tanıdık geliyor tabii. Ama sen de bunu biliyordun.

We'll always be together forever.

Hep birlikte olacağız. Daima.

We're friends forever, right?

Daima arkadaşız, değil mi?

Click to see more example sentences
forever hep

I just I've had a bad feeling forever, like I knew there was something evil out there.

Ben, sadece içimde hep bir kötü his vardı yani oralarda kötü bir şey olduğunu biliyordum.

It's not the best job in the world, but it's also not forever.

Dünyadaki en iyi değil tabii. Hep bu olacak değil.

All of it gone forever.

Hepsi sonsuza kadar gitti.

Click to see more example sentences
forever ebediyen

In two hours, these men changed the world forever.

İki saat içinde bu adamlar dünyayı ebediyen değiştirdiler.

Darling, I'll be yours forever

Sevgilim, ebediyen senin olacağım

Always, darling, forever and forever.

Her zaman sevgilim, ebediyen, sonsuza kadar.

Click to see more example sentences
forever her zaman

Then this is the end of everything, forever?

O zaman bu her şeyin sonu, sonsuza dek?

Because love doesn't always last forever.

Çünkü aşk, her zaman sonsuza dek sürmez.

For always and forever.

Her zaman ve daima.

Click to see more example sentences
forever devamlı

And we'll keep on walking, together, forever

Ve sonsuza dek birlikte yürümeye devam edeceğiz.

No, you can't keep that up forever.

Hayır, sonsuza dek böyle devam edemezsin.

He's gonna go forever.

O sonsuza dek devam edecek.

Click to see more example sentences
forever ilelebet

Just you and me forever.

Sadece sen ve ben ilelebet.

Large or small, clever or simple, fur or feathers, now and forever all animals are equal!

Büyük ya da küçük, zeki ya da saf, tüylü ya da kürklü Şimdi ve ilelebet, tüm hayvanlar eşittir!

Will Haney with the Howard has built a better mousetrap and changed American culture forever.

Will Haney Howard ile daha iyi bir kapan kurdu ve Amerikan kültürünü ilelebet değiştirdi.