forgeries

Meanwhile, madame vastra is slightly occupied by the conk-singleton forgery case,

Bu arada Madam Vastra da Conk-Singleton sahtecilik davasıyla meşgul durumda.

This is our company card and this is a forgery.

Bu bizim şirketin kartı ve bu ise sahte.

Then why the forgery, the fake names, the falsified transit papers?

O zaman bu sahtekârlıklar, sahte isimler, sahte belgeler neden?

It can't be him, it's a forgery!

Bu o olamaz, Bu bir üçkağıtçılık!

Colonel Henry confesses Dreyfus forgery, then kills himself.

Albay Henry sahteciliğini itiraf etti, ve kendini öldürdü.

That's a forgery.

Bu bir taklit.

An expensive forgery, but a forgery nonetheless.

Pahalı bir sahtecilik, ama işe yaramaz bir sahtecilik.

Daddy, what does forgery mean?

Baba, kalpazan ne demek?

It was a cheap forgery.

Bu ucuz bir sahtekarlıktı.

Have Antiquities check for any missing artifacts or forgeries.

Eserleri herhangi bir eksik yada antika veya sahte için kontrol ettirin.