English-Turkish translations for forgive:

bağışlamak · affetmek · af · unutmak · bağışlama · bağışlanma · other translations

forgive bağışlamak

Please forgive me, but it may be a better horse than your own.

Lütfen beni bağışlayın, ama bu sizinkinden daha iyi bir at olabilir.

Please forgive this guy.

Lütfen bu adamı bağışlayın.

Forgive us, mr. Smith.

Bağışlayın bizi, Bay Smith.

Click to see more example sentences
forgive affetmek

Because I forgive you too.

Çünkü ben de seni affettim.

That and it's kind of hard to forgive.

O da var ve affetmek biraz zor.

Like "forgive and forget"?

Affetmek ve unutmak gibi mi?

Click to see more example sentences
forgive af

I hope you'll forgive me, but it's most important.

Umarım beni af edersiniz ama bu çok önemli.

If you do something wrong, you either pay or seek forgiveness.

Eğer yanlış bir şey yaparsan, ya bedelini ödersin ya da af dilersin.

I I came here for forgiveness.

Buraya af dilemek için geldim.

Click to see more example sentences
forgive unutmak

Just forgive and forget.

Sadece, bağışla ve unut.

Just forgive and forget it.

Affet ve unut gitsin.

Forgive and forget, right?

Affet ve unut gitsin ha?

Click to see more example sentences
forgive bağışlama

People like you and me, we only have two options: forgiveness, revenge.

Senin ve benim gibi insanların yalnızca iki seçeneği var: Bağışlama, ya da intikam.

Because a single act of forgiveness can change everything.

Çünkü tek bir bağışlama hareketi her şeyi değiştirebilir.

Yes, punishment first, then forgiveness.

Evet, önce ceza, sonra bağışlama.

Click to see more example sentences
forgive bağışlanma

I said something about forgiveness, and he said that there was no such thing as forgiveness that people just have short memories.

Bağışlanma ile ilgili bir şey dedim, o da dedi ki "Bağışlanma diye bir şey yok." "İnsanların kısa hafızası var sadece.

There is forgiveness for everyone.

Herkes için için bir bağışlanma vardır.

Five million dollars buys a lot of forgiveness.

Beş milyon dolar epey bir bağışlanma satın alabilir.

Click to see more example sentences