English-Turkish translations for fortunate:

şanslı · talihli · hayırlı · mutlu · bereket versin · talihli şanslı · other translations

fortunate şanslı

I told her it was a wonderful fabric and she was fortunate to get so much of it.

Ona çok güzel bir kumaş olduğunu ve o kadar çok alabildiği için çok şanslı olduğunu söyledim.

Alright, we'll make a good fortune today

Tamam, iyi bir şans yakalayacağız bugün

A fortunate young man.

Şanslı bir genç adam.

Click to see more example sentences
fortunate talihli

Every day is a great day when you are here but today is your most fortunate day.

Senin burda olduğun her gün iyi bir gün olur ama bugün senin en talihli günün.

For good fortune and happiness.

İyi talih ve mutluluk için.

You're a very fortunate girl.

Çok talihli bir kızsın.

Click to see more example sentences
fortunate hayırlı

No, I am not so fortunate.

Hayır, o kadar şanslı değilim.

No, fortunately this story is over.

Hayır, neyse ki bu hikâye bitti.

No, her heart is still beating, fortunately.

Hayır, neyse ki kalbi hala atıyor.

Click to see more example sentences
fortunate mutlu

Fortunately, it has a happy ending.

Neyse ki mutlu bir sonu var.

In a world of dust Fortunately, there is Touclean

Toz toprak olan bir dünyada ne mutlu ki, Touclean var.

O joyful. O delighted. O fortunate one!

Ey neşeli, ey mutlu, ey şanslı kişi!

Click to see more example sentences
fortunate bereket versin

Fortunately, we got a strong signal.

Bereket versin ki güçlü bir sinyalimiz var.

Fortunately, my wife is extremely wealthy.

Bereket versin ki eşim çok varlıklı.

Your Majesty, fortunately the wound is notfatal.

Majesteleri, bereket versin yara öldürücü değil.

fortunate talihli şanslı

People normally get married to fortunate, lucky and virtuous girls.

Şanslı insanlar normal olarak, talihli ve erdemli kızlarla evlenirler..

She gave me this fortune prophesy, "Luck cometh!

Bana şu talih kehanetini verdi, "Şans gele!