English-Turkish translations for fortunately:

şans · iyi ki · çok şükür · bereket · other translations

fortunately şans

I told her it was a wonderful fabric and she was fortunate to get so much of it.

Ona çok güzel bir kumaş olduğunu ve o kadar çok alabildiği için çok şanslı olduğunu söyledim.

Alright, we'll make a good fortune today

Tamam, iyi bir şans yakalayacağız bugün

A fortunate young man.

Şanslı bir genç adam.

Click to see more example sentences
fortunately iyi ki

And I believe that every man makes his own fortune with a good decision.

Ve inanıyorum ki, her erkek kendi servet yapar İyi bir kararla.

Fortunately, the editor owes me a favor and he's letting us publish a response.

Neyse ki, editörünün bana bir iyilik borcu var ve bir cevap yayınlamamıza izin verecek.

But fortunately she didn't, okay?

Ama iyi ki başaramadı, tamam mı?

Click to see more example sentences
fortunately çok şükür

Fortunately, I think I have the perfect solution.

Çok şükür, sanırım mükemmel bir çözüm planım var.

Fortunately, Thomas here has just the thing for that.

Çok şükür Thomas'ın bunun için bir şeyi var.

Fortunately, brain functions and vital organs seem to be intact.

Çok şükür, beyin fonksiyonları ve hayati organları sağlam görünüyor.

Click to see more example sentences
fortunately bereket

Fortunately, I also have a few very powerful friends.

Bereket, bir kaç çok güçlü iyi arkadaşım da var.

Fortunately, we got a strong signal.

Bereket versin ki güçlü bir sinyalimiz var.

Fortunately, my wife is extremely wealthy.

Bereket versin ki eşim çok varlıklı.

Click to see more example sentences