English-Turkish translations for fossil:

fosil · fosilleşmiş · other translations

fossil fosil

But you know that every fossil tells a story and this tooth tells a pretty good one.

Ama bilirsin, her fosil bir hikâye anlatır ve bu diş oldukça iyi bir tane anlatıyor.

Could be a rock or some sort of fossil.

Kaya ya da bir tür fosil olabilir.

This is a fossil forest.

Bu fosil bir orman.

Click to see more example sentences
fossil fosilleşmiş

Fossilized tree resin Amber.

Fosilleşmiş ağaç reçinesi, amber.

Enormous fossilized mushrooms.

Fosilleşmiş devasa mantarlar.