English-Turkish translations for fountain:

çeşme · pınar · fıskiye · dolma · kaynak · şelale · other translations

fountain çeşme

What did he say? He says there's a hill, a street, a fountain, a cemetery. There!

Ne dedi? bir tepe, bir sokak, bir çeşme, bir mezarlık varmış. orada! bir çok yer olabilir.

Between you and me, it's not really the fountain

Senin ve benim aramdaki, gerçekten çeşme değil

It is a magic fountain.

Bu sihirli bir çeşme.

Click to see more example sentences
fountain pınar

I need a drink and this place is a soda fountain.

İçki içmeliyim, ve bu yer tam bir soda pınarı.

That's why he needs the Fountain, Jack.

Bu yüzden Pınar'a ihtiyacı var Jack.

Give me two sherbet fountains.

İki tane şerbet pınarı ver.

Click to see more example sentences
fountain fıskiye

I mean, it's a fountain!

Yani, o bir fıskiye!

Becky, there's this party tonight, beer fountains.

Becky, bu gece bir parti var, bira fıskiyeleri.

The fountain became a shrine, a sacred place.

Böylece fıskiye türbe gibi oldu. Kutsal bir yer.

Click to see more example sentences
fountain dolma

Mister, thank you for the fountain pen

Bayım, dolma kalem için teşekkür ederim.

Who's got a fountain pen?

Kimin dolma kalemi var?

Pretty good fountain pen, too, huh?

Dolma kalem de çok güzelmiş, değil mi?

Click to see more example sentences
fountain kaynak

Mao went to the sacred fountain to get water

Mao su almak için kutsal kaynağa gitti

I'm afraid of confined spaces and water fountains.

Ben de kapalı yerlerden ve su kaynaklarından korkuyorum.

Here, volcanic gases form undersea fountains

Burada volkanik gazlar deniz altı kaynakları oluşturur

Click to see more example sentences
fountain şelale

Is that a fountain of chocolate?

O bir çikolata şelalesi mi?

Two words for you "shrimp fountain.

Sana iki kelime Karides şelalesi.

Sahara desert, Nile fountain.

Sahra çölü, Nil şelalesi

Click to see more example sentences