English-Turkish translations for fracture:

kırık · çatlak · kırmak · kırılma · kopma · other translations

fracture kırık

He has a deep internal cut, a fractured jaw, a severe concussion and several broken ribs.

İç kanaması ve çenesinde çatlak var. Ağır bir sarsıntı geçirdi ve birkaç kaburgası kırık.

We believe that he has a spinal fracture.

Biz o bir omurilik kırığı var olduğuna inanıyorum.

Charlie, I got an open fracture on bed two.

Charlie, iki numaralı yatakta açık kırık var.

Click to see more example sentences
fracture çatlak

He has a deep internal cut, a fractured jaw, a severe concussion and several broken ribs.

İç kanaması ve çenesinde çatlak var. Ağır bir sarsıntı geçirdi ve birkaç kaburgası kırık.

It's just a slight fracture.

Hafif bir çatlak sadece.

It's probably just a minor fracture.

Herhalde ufak bir çatlak oluştu.

Click to see more example sentences
fracture kırmak

She suffered a mild concussion and a fractured rib.

Hafif bir darbe almış ve kaburgası kırılmış.

Five broken ribs, his nose, a fractured jaw.

Beş kaburga kemiği ve burnu kırılmış, çenesi çatlamış.

Neutronic conductor overloaded, stabilizing gears fractured.

Nötronik iletken aşırı yüklenmiş, dengeleyici çarklar kırılmış.

Click to see more example sentences
fracture kırılma

Those bones are stronger, less prone to fracture.

Bu kemikler daha güçlü ve kırılmaya daha az eğilimlidirler.

No beveling, no tool marks, No fractures.

Eğilme, silah kullanımı veya kırılma da yok.

fracture kopma

Avulsion, laceration, abrasion, fractures.

Kopma, yırtılma, sıyrılma, kırıklar.