English-Turkish translations for fragile:

kırılgan · hassas · narin · zayıf · kırılabilir · other translations

fragile kırılgan

He's fragile and innocent and vulnerable. Aw, like a sweet little baby lamb.

O kırılgan, masum ve incinebilir. ayy, aynı tatlı bebek bir kuzu gibi.

Everything is so fragile right now.

Her şey şu an çok kırılgan.

She's fragile, and he's a very sensitive boy.

Kız çok kırılgan ve oğlan da çok hassas.

Click to see more example sentences
fragile hassas

This is a very delicate, fragile situation.

Bu çok hassas ve kırılgan bir durum.

They are sensitive creatures delicate, fragile.

Onlar, çok hassas, narin, kırılgan yaratıklardır.

Human life, so delicate, so fragile.

İnsan hayatı, çok hassas, çok narin.

Click to see more example sentences
fragile narin

Everyone thinks I'm so fragile and innocent.

Herkes çok narin ve masum olduğumu düşünüyor.

They are sensitive creatures delicate, fragile.

Onlar, çok hassas, narin, kırılgan yaratıklardır.

You're a fragile old woman.

Sen narin yaşlı bir kadınsın.

Click to see more example sentences
fragile zayıf

I'm not weak and fragile.

Ben zayıf ve kırılgan değilim.

What a fragile sort of life form it is.

Ne kadar zayıf bir yaşam formu bu böyle.

What a fragile ship.

Ne zayıf bir gemi.

Click to see more example sentences
fragile kırılabilir

No, Kyle, it's fragile.

Hayır Kyle, o kırılabilir.

Careful, the contents are fragile.

Dikkatli ol, içindekiler kırılabilir.