English-Turkish translations for fret:

üzmek, üzülmek · endişe · perde · other translations

fret üzmek, üzülmek

Don't you fret, Monsieur Marius

Sakın üzülme Mösyö Marius

Don't fret about anything else.

Başka hiçbir şey için üzülme.

I'll be fine, Shilo, don't you fret

Ben iyi olacağım. Shilo, sen üzülme

Click to see more example sentences
fret endişe

Now, darling, don't fret about me.

Şimdi canım, benim için endişelenme.

Don't fret about that, pilgrim.

Bunun için endişelenme yolcu.

Yes, but a little hypotension is nothing to fret about.

Evet ama biraz tansiyon düşüklüğünü endişe etmeye gerek yok.

Click to see more example sentences
fret perde

Okay, this fret is cracked.

Tamam, bu perde çatlamış.