English-Turkish translations for friend:

arkadaş · dostça, dost · kız arkadaş · sevgili · tanış, tanıdık · erkek arkadaş · arkadaşlık · ahbap · yardımcı · dostluk · yoldaş · destek · kanka · hami · other translations

friend arkadaş

You trust him because he's a great father and he's a great husband, and he's your best friend.

Ona güveniyorsun çünkü, Julian harika bir baba ve harika bir koca. Ve senin en iyi arkadaşın.

No, that's my friend who died three years ago.

Hayır. O benim Bir arkadaş, üç yıl önce öldü.

Just you and me and you friend, right?

Yalnız sen, ben ve arkadaşın, değil mi?

Click to see more example sentences
friend dostça, dost

Just wanted to say thanks for everything, man. You've been a great friend.

Her şey için teşekkür etmek istedim, dostum. iyi bir arkadaş oldun.

You are my best friend, you know that?

En iyi dostum olduğunu biliyorsun, değil mi?

You're also sweet and good and my best friend.

Aynı zamanda tatlı, iyi ve benim en iyi dostumsun.

Click to see more example sentences
friend kız arkadaş

She's just a girl, and she's like my best friend.

O sadece bir kız, ve benim en iyi arkadaşım gibi.

What about your girl friend?

Peki ya kız arkadaşın?

And there's my lovely daughter Sarah and her friend, mark.

Ve bu da sevgili kızım Sarah ve arkadaşı Mark.

Click to see more example sentences
friend sevgili

Look, Lieutenant, this lady is a very old and dear friend of mine.

Bakın, Komiser, bu bayan çok yaşlı ve benim sevgili dostum.

No you go, my dear friend, and I'll wait outside.

Hayır Sen git sevgili dostum, ben burada bekleyeceğim.

Who gave it to him? Some dear friend, no doubt. But which one?

Peki ona kim verdi? süphesiz sevgili bir dost, ama kim?

Click to see more example sentences
friend tanış, tanıdık

Does this friend know me?

Bu arkadaşın beni tanıyor mu?

I have a friend who's a policeman and his best friend as well.

Benim tanıdığım bir polis var ve onun en iyi arkadaşı da polis.

Who knows you, dear friend?

Seni kim tanıyor arkadaşım?

Click to see more example sentences
friend erkek arkadaş

And they were great together, But now he's my boyfriend, and we're all friends.

Ve birlikte harikalar,. .ama artık o benim erkek arkadaşım, ve hepimiz arkadaşız.

I've never been just friends with a guy before.

Daha önce hiç bir erkekle sadece arkadaş olmamıştım.

And the king, your friend, is my brother.

Ve kral, senin arkadaşın Benim erkek kardeşim.

Click to see more example sentences
friend arkadaşlık

Look, I'm just here for the money, not to make friends, okay?

Bak, sadece para için buradayım, arkadaşlık kurmak için değil, tamam mı?

The best friend will probably the best wife because a good marriage is based on friendship talent.

Muhtemelen insanın en iyi arkadaşı karısı olur. Çünkü iyi bir evlilik arkadaşlık üzerine kuruludur.

Friendship is a fine thing, and fine friends you are!

Arkadaşlık güzel bir şey, ve siz iyi arkadaşsınız.

Click to see more example sentences
friend ahbap

Yeah, that's my new best friend, man.

O benim en iyi yeni dostum, ahbap.

She is my friend, dude!

O benim arkadaşım, ahbap!

Be careful, little friend.

Dikkatli ol, küçük ahbap.

Click to see more example sentences
friend yardımcı

Something we can help you with, friend?

Yardımcı olabileceğim bir şey var arkadaşım?

Claire, I'm just trying to help a friend.

Claire, ben sadece yardımcı olan bir arkadaşım.

So being my friend didn't help?

Yani arkadaşım olmak yardımcı olmadı?

Click to see more example sentences
friend dostluk

What kind of friends?

Ne çeşit bir dostluk?

This is a friendly match.

Bu bir dostluk maçı.

It's just a friendly match today.

Bu sadece bir dostluk maçı.

Click to see more example sentences
friend yoldaş

You're a brilliant woman, comrade and a friend.

Harika bir kadınsın yoldaş ve bir arkadaş.

Because my father, my father, his companion, his friend, betrayed him.

Babam, onun yoldaşı, arkadaşı ona ihanet etmiş. Baban mı?

Do you want a pet, or a friend? a companion?

Evcil bir hayvan veya bir arkadaş mı? Yoldaş mı?

Click to see more example sentences
friend destek

And all your friends will be here to support you.

Ve tüm arkadaşların sana destek olmak için burada olacak.

You're my best friend, I just need your support.

Sen benim en yakın arkadaşımsın, desteğine ihtiyacım var.

We're friends, and friends support each other.

Biz arkadaşız ve arkadaşlar birbirine destek olur.

Click to see more example sentences
friend kanka

Hyun Jae and Tae Joon are totally best friends.

Hyeon Jae ve Tae Joon en iyi kankalar.

Good buddies, strong friends, yeah.

İyi kanka, sağlam arkadaş, evet.

friend hami

You have lost a good friend and patron today.

Bugün iyi bir dost ve hami kaybettiniz.