English-Turkish translations for fright:

korku · korkutmak · korkutucu şey · other translations

fright korku

I played a tree because I had a bad stage fright, do you remember this?

Ben ağacı oynamıştım çünkü çok kötü bir sahne korkum var, hatırladın mı?

So what happened to you, stage fright?

Peki sana ne oldu, sahne korkusu mu?

I have stage fright.

Bende sahne korkusu var.

Click to see more example sentences
fright korkutmak

It was all so clear, believe me, so frightfully clear.

Her şey çok açıktı, bana inanın. Korkutucu derecede açık.

The torture room can be frightfully chilly.

İşkence odası korkutucu derecede soğuk olabilir.

The reception was frightfully exciting.

Resepsiyon korkutucu derecede heyecan vericiydi.

fright korkutucu şey

It was all so clear, believe me, so frightfully clear.

Her şey çok açıktı, bana inanın. Korkutucu derecede açık.