English-Turkish translations for frightening:

korkutucu · korkunç · ürkütücü · korkutma · korkulu · dehşet verici., dehşet verici · other translations

frightening korkutucu

Five thousand years isn't such a long time, they're still just frightened children.

Beş bin yıl o kadar uzun bir süre değil, onlar hâlâ korkmuş çocuklar.

Yes, but I'm frightened.

Evet, ama ben korkuyorum.

That's a frightening target, sir, and getting closer.

Bu korkutucu bir hedef efendim, gittikçe de yaklaşıyor.

Click to see more example sentences
frightening korkunç

He's hiding something from me, Sylvie something terrible and it frightens me.

Benden bir şey saklıyor, Sylvie Korkunç bir şey ve bu beni korkutuyor.

Mom, you want to hear something frightening?

Anne, korkunç bir şey duymak ister misin?

That must have been very frightening.

Bu çok korkunç bir şey olmalı.

Click to see more example sentences
frightening ürkütücü

But this this makes you lonely and frightened. and angry.

Ama bu bu seni yalnız yapıyor ve ürkmüş. ve sinirli.

This is a frightened city.

Bu ürkütücü bir şehir.

A frightening thought, Miss Quinn.

Ürkütücü bir düşünce, Bayan Quinn.

Click to see more example sentences
frightening korkutma

Mr. Bartholomew, if you're trying to frighten me you're doing a first-rate job.

Bay Bartholomew, eğer beni korkutmaya çalışıyorsanız birinci sınıf çıkartıyorsunuz.

You're clearly trying to frighten me.

Belli ki beni korkutmaya çalışıyorsun.

Bragg. Think Bragg's attempting to frighten us?

Sence Bragg bizi korkutmaya çalışıyor?

Click to see more example sentences
frightening korkulu

As a child, you always had such frightened eyes.

Bir çocuk olarak, her zaman böyle korku dolu gözlerin vardı.

A lost, frightened little orphan.

Kayıp, korkulu, küçük bir yetim.

listen, sir. this too terrible, you knowthey are frighten. frighten.

Dinle, efendim. Bu çok korkunçtu,onlar bu korkuyu biliyorlardı. Korkuyorlardı.

frightening dehşet verici., dehşet verici

It's not exciting, it's frightening.

Heyecan verici değil, dehşet verici.

'Their agility and strength are frightening, 'truly frightening.

Atiklikleri ve dayanıklılıkları dehşet verici, gerçekten dehşet verici.