English-Turkish translations for from:

-ten · -tan · -den · -dan · bundan · ondan · dan · itibaren · yüzünden · kaynak · beri · -den beri · üzerine · other translations

from -ten

And from everything that people have said, he was just this great guy, you know?

Ve insanlar söylediler her şey gelen, o sadece bu büyük adam, biliyor musun oldu?

And then I found a letter from him that he had written a few months before I was born.

Daha sonra babamdan bir mektup buldum. Bu mektup ben doğmadan bir kaç ay önce yazılmıştı.

Look what I just took from you, and look how fast I took it.

Bak az önce senden ne aldım. Ve ne kadar da hızlı aldım.

Click to see more example sentences
from -tan

And from everything that people have said, he was just this great guy, you know?

Ve insanlar söylediler her şey gelen, o sadece bu büyük adam, biliyor musun oldu?

And then I found a letter from him that he had written a few months before I was born.

Daha sonra babamdan bir mektup buldum. Bu mektup ben doğmadan bir kaç ay önce yazılmıştı.

Look what I just took from you, and look how fast I took it.

Bak az önce senden ne aldım. Ve ne kadar da hızlı aldım.

Click to see more example sentences
from -den

And from everything that people have said, he was just this great guy, you know?

Ve insanlar söylediler her şey gelen, o sadece bu büyük adam, biliyor musun oldu?

So, there is a very strong signal coming from somewhere, and it wasn't there before.

Bir yerlerden çok güçlü bir sinyal geliyor. Bu sinyal daha önce yoktu.

God, who would want to live so far away from everything?

Tanrım, her şeyden bu kadar uzakta kim yaşamak ister ki?

Click to see more example sentences
from -dan

And from everything that people have said, he was just this great guy, you know?

Ve insanlar söylediler her şey gelen, o sadece bu büyük adam, biliyor musun oldu?

And then I found a letter from him that he had written a few months before I was born.

Daha sonra babamdan bir mektup buldum. Bu mektup ben doğmadan bir kaç ay önce yazılmıştı.

Look what I just took from you, and look how fast I took it.

Bak az önce senden ne aldım. Ve ne kadar da hızlı aldım.

Click to see more example sentences
from bundan

And from everything that people have said, he was just this great guy, you know?

Ve insanlar söylediler her şey gelen, o sadece bu büyük adam, biliyor musun oldu?

From now on tell me what happened

Bundan böyle ne oldu bana anlat

Where is this young man from New York?

Nerede bu New York'dan gelen genç adam?

Click to see more example sentences
from ondan

And from everything that people have said, he was just this great guy, you know?

Ve insanlar söylediler her şey gelen, o sadece bu büyük adam, biliyor musun oldu?

Yeah, I remember everything from that night.

Evet, o geceki her şeyi hatırlıyorum.

It's not from this world.

O bu dünyadan değil.

Click to see more example sentences
from dan

Hi, this is Special Agent Paul Vincent from the FBI Los Angeles Field Office.

Merhaba, bu özel ajan olduğunu Paul Vincent FBI dan Los Angeles Saha Ofisi.

It's Franklin Nelson from Nelson Murdock

Ben Franklin Nelson, Nelson Murdock'dan

Well Miss Steena Paulsson from Fergus Falls, Minnesota this is my gift for you.

Pekala, Minnesota'dan Fergus Falls'lu Bayan Steena Paulsson. Bu senin için bir hediye.

Click to see more example sentences
from itibaren

But it also means that nothing would be the same for you from now on.

Ama bu aynı zamanda, şu andan itibaren senin için hiçbir şey. .aynı olmayacak demek.

From tragic suicide and murder, we move forward to a better and more ordered community.

Trajik intihar ve cinayet itibaren, biz daha iyi bir için ileriye taşımak ve daha fazla topluluk emretti.

From now on." Somebody tell me.

Şu andan itibaren." Biri söyledi bana.

Click to see more example sentences
from yüzünden

Stay away from me. Because I never, ever wanna see your face ever again.

Benden uzak dur çünkü bir daha asla ama asla yüzünü görmek istemiyorum.

Is that why you saved me from those guys that night?

Beni o gece o heriflerden bu yüzden mi kurtardın?

She died from an accident.

O kaza yüzünden öldü.

Click to see more example sentences
from kaynak

This isn't even from a car.

Araba kaynaklı bile değil bu.

A message of unknown origin from deep space was received by American scientists.

Uzaydan kaynağı bilinmeyen bir mesaj Amerikalı bilim adamları tarafından alındı.

Or from a more mysterious source?

Yoksa daha da gizemli bir kaynaktan mı?

Click to see more example sentences
from beri

The husband disappeared four months ago, and he hasn't been heard from since.

Kocası dört ay önce kayboldu ve o zamandan beri ses seda yok.

This hasn't been a good idea from the beginning, has it?

Bu başlangıçtan beri iyi bir fikir değildi, değil mi?

Because they knew, too right from the beginning.

Çünkü onlar de biliyordu en başından beri.

Click to see more example sentences
from -den beri

The husband disappeared four months ago, and he hasn't been heard from since.

Kocası dört ay önce kayboldu ve o zamandan beri ses seda yok.

This hasn't been a good idea from the beginning, has it?

Bu başlangıçtan beri iyi bir fikir değildi, değil mi?

Because they knew, too right from the beginning.

Çünkü onlar de biliyordu en başından beri.

Click to see more example sentences
from üzerine

I went back over those new files from ClA and I found this.

Ben de bu yeni dosyaların üzerine gitti CIA ve bunu buldum.

Sad news from the financial world this morning.

Bu sabah finans dünyasında üzücü haberler var.

Map shows a train depot a few miles from here, with a route to Stuttgart.

Harita buradan bir kaç mil ötede Stuttgart yolu üzerinde bir tren deposu gösteriyor.

Click to see more example sentences