English-Turkish translations for frozen:

donmuş · dondurulmuş · soğuk · donakalmış · other translations

frozen donmuş

Would you give them some money for a frozen pizza?

Onlara donmuş pizza için biraz para verir misin?

Frozen planets too cold for life

Donmuş gezegenler yaşam için çok soğuk.

We're launching Frozen Hawaiian next month, pineapple and ham.

Gelecek ay "Donmuş Havaili"yi piyasaya sürüyoruz. Ananas ve jambon.

Click to see more example sentences
frozen dondurulmuş

I wouldn't take home a frozen pizza, but if there was a nice pie that was out Oh, boy.

Ben, ev dondurulmuş pizza almak olmaz ama güzel bir pasta varsa olduğunu oldu Çocuk, Oh.

It's kind of like frozen food.

Bir tür dondurulmuş yemek gibi.

Fresh frozen strawberries with whipped cream.

Taze dondurulmuş çilek. Krem şanti ile.

Click to see more example sentences
frozen soğuk

Frozen planets too cold for life

Donmuş gezegenler yaşam için çok soğuk.

Then you would have this cold, frozen little world just streaking between the stars, dark and lonely.

Sonra bu soğuk donmuş küçük dünyayı sadece yıldızlar arasında gezerken karanlık ve yalnız bir halde bulurdunuz.

It is not always frozen.

Her zaman soğuk değil.

Click to see more example sentences
frozen donakalmış

It was so cold, everything was frozen

Hava o kadar soğuktu ki, her şey donmuştu.

She was frozen, but but not with ice crystals.

Donmuştu ama ama buz kristalleri ile değil.

Everything was frozen.

Her şey donmuştu.

Click to see more example sentences