English-Turkish translations for fruit:

meyveli, meyve · verim · meyva · ürün · other translations

fruit meyveli, meyve

Was it good soft, like a puppy or was it bad soft, like rotten fruit?

Yoksa köpek gibi çok yumuşak mı? Yoksa çürük meyve gibi, kötü yumuşak mı?

Tarzan gives me the gold, and I give him the fruit.

Tarzan bana altın verir, ben de ona meyve veririm.

Plus a car and a nice big fruit basket.

Bir araba ve büyük bir meyve sepeti.

Click to see more example sentences
fruit verim

They'll marry, live a long and fruitful life, and pop out a perfect family.

Evlenir, uzun verimli bir hayat yaşarlar ve mükemmel bir aile çıkarırlar.

Here's to a long and fruitful partnership.

Bu uzun ve verimli bir ortaklık için.

I look forward to a long and fruitful relationship, Mr. Morales.

Uzun ve verimli bir ilişki olacağını düşünüyorum, Bay Morales.

Click to see more example sentences
fruit meyva

You want some fruit salad?

Meyva salatası ister misin?

Some fruit juice.

Biraz meyva suyu.

And that's the forbidden fruit.

Ve bu da yasak olan meyva.

Click to see more example sentences
fruit ürün

We got canned fruits and vegetables canned fish and meats, hot and cold cereals.

Meyve, sebze konserveleri var ayrıca, balık, et ve her çesit tahıl ürünleri.

We got canned fruits and vegetables.. .. .. canned fish and meats, hot and cold cereals.

Meyve, sebze konserveleri var.. .. .. ayrıca, balık ve et ve her çesit tahıl ürünleri.

Henceforth, it imported fabrics, meat, dairy products, fruit and pasta

O günden sonra ithalat başladı: kumaşlar, et, süt ürünleri, meyve ve makarna.

Click to see more example sentences