English-Turkish translations for fry:

patates · kızartma · tava · cips · ufaklıklar · kızartmak · other translations

fry patates

Fried chicken, cheeseburger, mashed potatoes, French fries, macaroni and cheese, apple pie, and ice cream.

Kızarmış tavuk, çizburger patates püresi, patates kızartması peynirli makarna elmalı turta ve dondurma.

Maybe you need some hamburger and some french fries.

Belki biraz hamburger ve patates kızartmasına ihtiyacın vardır.

Um, can I get just a Coke and some fries?

Kola ve biraz da kızarmış patates alabilir miyim?

Click to see more example sentences
fry kızartma

Then it's a hundred bucks for the burger and fries.

O zaman burger ve kızartmalar için yüz papel.

A cheeseburger with bacon, fries and a chocolate milkshake.

Bir domuzetli çizburger, kızartma ve bir çikolatalı milkshake.

Fries and a sausage.

Kızartma ve bir sosis.

Click to see more example sentences
fry tava

Fine, I made him fried eggs yesterday and today we had grilled ham.

İyi, ona dün tavada yumurta yaptım bugün de jambon ızgara yedik.

Which is why I'm gonna drink this frying pan antidote.

Ben de bu yüzden bu tava panzehirini içeceğim.

Where's fried eggs?

Nerede tavada yumurta?

Click to see more example sentences
fry cips

Burger, fries and soda

Hamburger, cips ve kola.

Shrimp and fries.

Cips ve karides.

The same goes for burgers and chips and fry-ups and crisps.

Bu burger ve cips için de geçerli. Bütün kızartmalar.

fry ufaklıklar

Don't bother me, small fry.

Beni rahatsız etme ufaklık.

Listen, pipsqueak, are you Philip J. Fry or not?

Dinle ufaklık, sen Philip J. Fry mısın, değil misin?

fry kızartmak

But, Tami, we got bigger fish to fry.

Ama Tami, kızartmak için büyük balık var.