English-Turkish translations for fun:

eğlenceli, eğlence · eğlenmek · komik · eğlendirici, eğlen · zevkli, zevk · eğlenme · keyifli, keyif · neşeli, neşe · dalga · şaka · alay · gırgır · other translations

fun eğlenceli, eğlence

But then something happened that was a lot more fun.

Ama sonra çok daha eğlenceli bir şey oldu.

But this school isn't that fun.

Ama bu okul o kadar eğlenceli değil.

I need to have some fun tonight.

Bu akşam biraz eğlenceye ihtiyacım var.

Click to see more example sentences
fun eğlenmek

Look, I was just having a little fun, what's the big deal?

Sadece biraz eğlenmek, sahip oldu, bak büyük bir anlaşma nedir?

It's a chance to have some fun.

Bu biraz eğlenmek için bir şans.

Why am I having so much fun?

Neden bu kadar eğleniyorum ki ben?

Click to see more example sentences
fun komik

That's why I thought you were the fun uncle?

O yüzden senin komik amca olduğunu düşünmüştüm.

You're not fun, Ted. That's what the problem is.

Hiç komik değilsin, Ted problem de bu zaten.

Oh, isn't it fun?

Oh, komik değil mi?

Click to see more example sentences
fun eğlendirici, eğlen

You're a good friend. Have fun tonight.

Sen iyi bir arkadaşsın. bu gece iyi eğlen.

You go and have fun.

Sen git ve eğlen.

You go have some fun.

Hadi git ve eğlen biraz.

Click to see more example sentences
fun zevkli, zevk

So do I. It's much more fun that way.

Ben de öyle. O şekilde daha zevkli olur.

Yes, this is fun.

Evet, bu çok zevkli.

Just John, this is fun, right?

John, bu zevkli, değil mi?

Click to see more example sentences
fun eğlenme

And try and have fun. Ok?

Ve eğlenmeye çalış, tamam mı?

You deserve to have fun too.

Sen de eğlenmeyi hak ediyorsun.

And you, pretty miss, you like fun and games!

Ve sen, hoş bayan, eğlenmeyi ve oyunları seversin.

Click to see more example sentences
fun keyifli, keyif

You have fun at school today, ok?

Bugün okulda keyfine bak. Tamam mı?

So listen. Have fun, okay?

Dinle, keyfine bak, tamam mı?

It wasn't much fun for him!

Onun için pek keyifli değildi!

Click to see more example sentences
fun neşeli, neşe

Yeah, but he's so fun.

Evet, ama neşeli biri.

Yeah, she's a fun girl.

Evet, neşeli bir kız.

Hey, Fun Bobby!

Hey, Neşeli Bobby!

Click to see more example sentences
fun dalga

Why are Jeff and Britta making fun of those handicapped kids?

Neden Jeff ve Britta o engelli çocuklarla dalga geçiyor?

Phil, Ronnie made fun of Awesomeland.

Phil, Ronnie Süperler Diyarı'yla dalga geçti.

Never make fun of a Ferengi's mother!

Asla bir Ferengi'nin annesiyle dalga geçme!

Click to see more example sentences
fun şaka

Just a little fun.

Sadece küçük bir şaka.

Is this kind of joke fun?

Bir çeşit şaka bu?

It's a really fun icebreaker.

Gerçekten eğlenceli bir şaka

Click to see more example sentences
fun alay

Everyone makes fun of me, even the nice kids.

Herkes benimle alay ediyor. Hatta iyi çocuklar bile.

Making fun of someone's disfigurement's funny to you?

Birinin engeliyle alay etmek çok mu komik?

fun gırgır

A lovely couple, lots of fun.

Hoş bir çift, çok gırgırlar.