English-Turkish translations for furnace:

fırın · ocak · kazan · yüksek fırın · other translations

furnace fırın

I think there's a furnace. But it's cold.

Sanırım bir fırın var ama burası soğuk.

Oh, God, it's a furnace.

Tanrım. Burası bir fırın.

It's a furnace.

Burası bir fırın.

Click to see more example sentences
furnace ocak

That is not a furnace.

O bir fırın değil.

No, they-they changed everything around when they put the new furnaces in.

Hayır, onlar-onlar değişti her şey etrafında o zaman yeni fırınlarda.

Four lemon-yellow lamps with a glare of orange and green in an atmosphere of pale sulfur, like a furnace.

Dört limon sarısı lamba, biraz turuncu ve yeşil. Soluk sülfür renkli bir ortam, bir ocak gibi.

Click to see more example sentences
furnace kazan

Furnace is rusty, but no gas leaks.

Kazan paslı ama gaz sızıntısı yok.

The Ark Angel's reflex furnace is offline.

Ark Angel'in Reflex kazanı devre dışı.

Coach, did you check the furnace?

Koç, kazanı kontrol ettin mi?

Click to see more example sentences
furnace yüksek fırın

This furnace seems higher.

Bu fırın çok yüksek görünüyor.