English-Turkish translations for fusion:

füzyon · nükleer füzyon · birleştirme · birleşim · eritme · other translations

fusion füzyon

Three years ago a Russian scientist published a paper on weaponized fusion reactions.

Üç yıl önce, bir Rus bilim adamı, silaha dönüştürülmüş füzyon reaktörleri ile ilgili bir makale yayınladı.

The world's first cold fusion generator.

Dünyanın ilk soğuk füzyon jeneratörü.

And now you want it for your fusion delusion.

Ve şimdi sen onu şu füzyon hayalin için istiyorsun.

Click to see more example sentences
fusion nükleer füzyon

And a process called nuclear fusion begins.

nükleer füzyon denen bir süreç başlar.

Then the sun will cease all nuclear fusion and die.

Sonra güneş tüm nükleer füzyonları durduracak ve ölecek.

A thermal nuclear weapon. One thats reliant on fusion. Not fission.

bir termal nükleer silah. dayanıklı füzyon olan bir tane. füzyon değil.

Click to see more example sentences
fusion birleştirme

No, that's the fusion device.

Hayır, o birleştirme aygıtı.

Like all stars, it's a giant nuclear-fusion reactor,

Bütün yıldızlar gibi, dev bir nükleer birleştirme reaktörü.

fusion birleşim

Fusion Reborn! Goku and Vegeta

Tekrarlanan Birleşim Goku ve Vegeta!

It's a fusion of Max's blood and the Biosyn's.

Bu Max'ın ve Biosyn' ların kanının birleşimi.

fusion eritme

Last year, it was "Fusion-Cajun."Last month, it was" Mussels from Brussels.

Geçen yıl eritme peyniri vardı, geçen ay Brüksel'den midye vardı.