English-Turkish translations for futile:

nafile · beyhude · boşuna, boş · anlamsız · faydasız · abes · yararsız · other translations

futile nafile

It'll be another futile escape.

Bir nafile kaçış denemesi daha olacak.

Resistance is not futile?

Direnmek nafile değil mi?

The attempt may be futile.

Bu çaba nafile olabilir.

Click to see more example sentences
futile beyhude

This stupid and futile war killed him.

Onu, bu salak ve beyhude savaş öldürdü.

But it's futile and meaningless.

Fakat bu beyhude ve anlamsız.

But it's a futile gesture.

Ama bu beyhude bir çırpınış.

Click to see more example sentences
futile boşuna, boş

For the wolves, another attack would be not only futile, but dangerous.

Kurtlar için başka bir saldırı hem boşuna hem de tehlikeli olurdu.

Your futile effort to have a question answered.

Bir sorunun cevaplanması için boş bir çaba.

Don't ask him such futile things!

Ona böyle boş şeyler sorma!

Click to see more example sentences
futile anlamsız

But it's futile and meaningless.

Fakat bu beyhude ve anlamsız.

That too is futile.

Bu da çok anlamsız.

futile faydasız

Sir, evacuation may be futile.

Efendim, tahliye faydasız olabilir.

What's this futile conversation

Bu faydasız konuşma neydi?

futile abes

Come on, Dad, isn't this a little futile?

Haydi ama baba, bu biraz abes değil mi?

scary, sad, and futile. What is?

korkutucu, üzücü ve abes bir durum.

futile yararsız

I assure you, resistance is futile.

Seni temin ederim, direniş yararsızdır.