English-Turkish translations for game:

oyun · maç · eğlence · plan · savaş · av · parti · hazır · oyun partisi · spor · şaka · gönüllü · müsabaka · cesur · sakat · kumar oynamak · other translations

game oyun

Maybe this is a game to you, okay, but this is my job.

Bu senin için bir oyun olabilir, tamam mı? Ama bu benim işim.

God, what a great game!

Tanrım, ne harika bir oyun!

It's just a game, kid.

Bu sadece bir oyun, evlat.

Click to see more example sentences
game maç

Look, there's a big game on tonight.

Bak, bu gece büyük bir maç var.

What about the game?

Peki maç ne olacak?

I want this goddamn game, Billy.

Bu lanet maçı istiyorum, Billy.

Click to see more example sentences
game eğlence

This is a fun game!

Bu eğlenceli bir oyun!

This game is not fun!

Bu oyun eğlenceli değil!

Hey, I have a fun birthday game.

Eğlenceli bir doğum günü oyunum var.

Click to see more example sentences
game plan

All right, look, we need a game plan, all right?

Tamam bakın Bir plana ihtiyacımız var değil mi?

This is our game plan.

Bu bizim oyun planımız.

New game plan.

Yeni oyun planı.

Click to see more example sentences
game savaş

It's only a game, not a fight to the death.

Bu sadece bir oyun, ölümüne bir savaş değil.

Better a game than the war.

Bir oyun savaştan daha iyidir.

War is an expensive game.

Savaş pahalı bir oyundur.

Click to see more example sentences
game av

You look like a big game hunter.

Büyük bir oyun avcısı gibi görünüyorsun.

Go home with a full game bag and an empty rifle".

Eve dolu bir av torbası ve boş bir tüfekle git".

ANNOUNCER: Game, Fox and Hounds.

Oyun, Tilki ve Av Köpekleri.

Click to see more example sentences
game parti

So who's ready for the first party game?

Evet kim ilk parti oyunu için hazır?

Is this a party game?

Parti oyunu mu bu?

This is not a party political game.

Bu bir partinin politik oyunu değil.

Click to see more example sentences
game hazır

So who's ready for the first party game?

Evet kim ilk parti oyunu için hazır?

Everyone says I'm not ready for this game.

Herkes bu oyun için hazır olmadığımı söylüyor.

Ready to play the game?

Oyun için hazır mısın?

Click to see more example sentences
game oyun partisi

So who's ready for the first party game?

Evet kim ilk parti oyunu için hazır?

Is this some sort of party game?

Bir tür parti oyunu mu bu?

Is this a party game?

Parti oyunu mu bu?

Click to see more example sentences
game spor

You have video games in here. And sports equipment.

Burada bilgisayar oyunları ve spor aksesuarları var.

Football may be a game, but managing people real people that definitely is not.

Futbol bir spor olabilir ama insan idare etmek Gerçek insanları idare etmek bir oyun değildir.

No games. Just sports.

Oyun değil, sadece spor.

Click to see more example sentences
game şaka

Then why all the games, the jokes?

Hayır. O zaman bu oyunlar, şakalar niye?

I will not accept any jokes or games.

Herhangi bir şaka ya da oyun kabul etmem.

Prank, game, crazy trip down nostalgia lane, I really don't care.

Eşek şakası, oyun, nostaljik çılgın gezi, gerçekten umrumda değil.

game gönüllü

I volunteer for the Starving Games!

Açlık Oyunları için gönüllü oluyorum!

game müsabaka

I'm Mouth McFadden and tonight this is the only game that matters.

Ben Mouth McFadden ve bu gece tek önemli olan oynanacak müsabaka.

game cesur

This is a game of courage, a game for men.

Bu oyun, cesurlar için, bu oyun, erkekler için.

game sakat

That's a pretty shaky game plan.

Bu çok sakat bir oyun planı.

game kumar oynamak

And he never, ever, plays during an illinois game.

Ve O asla, ama asla bir Illinois maçı sırasında kumar oynamaz.