English-Turkish translations for gap:

boşluk · ara · uçurum · aralık · açık · geçit · fark · açıklık · kopukluk · other translations

gap boşluk

No well, I told you before there was a lot of confusion, a lot of gaps

Yani daha önce de sana söylediğim gibi bir sürü karışıklık, bir sürü boşluklar var

Sorry, I've got a gap.

Üzgünüm bir boşluk var.

'It leaves a tremendous gap'

Büyük bir boşluk bırakıyor.

Click to see more example sentences
gap ara

The left front incisor doesn't match, and there's a sizable gap between the two front teeth.

Ön sol kesici uymuyor, Ve burada da iki ön diş arasında belirgin bir aralık var.

You see, there's this gap between animals and humans.

Bak, hayvanlar ve insanlar arasında bir uçurum vardır.

There's a gap between John Doe and Henri Bisonnette but that doesn't mean Asher was dormant.

John Doe ve Henri Bisonnette arasında bir belirsizlik var fakat bu Asher'ın hareket etmediği anlamına gelmez.

Click to see more example sentences
gap uçurum

You see, there's this gap between animals and humans.

Bak, hayvanlar ve insanlar arasında bir uçurum vardır.

There is a gap between the seats.

Bu koltuklar arasında bir uçurum var.

So there's a big gap between us?

Demek ki aramızda bir uçurum var?

Click to see more example sentences
gap aralık

The left front incisor doesn't match, and there's a sizable gap between the two front teeth.

Ön sol kesici uymuyor, Ve burada da iki ön diş arasında belirgin bir aralık var.

For example, on level three, there's just a gap.

Örneğin, üçüncü seviyede, sadece bir aralık var.

That gap gets smaller every day.

Bu aralık her gün daralıyor.

Click to see more example sentences
gap açık

There is an obvious gap but no indication of why.

Açıkça bir boşluk var ama neden olduğuna dair hiçbirşey yok.

What "something else" could lead to anion gap acidosis?

Peki, hangi başka bir şey anyon açığı asidozuna neden olur ki?

Arsenal fill all the gaps.

Arsenal tüm açıkları kapatır.

Click to see more example sentences
gap geçit

In a dark little gap of some anonymous little street.

İsimsiz küçük bir sokakta karanlık, küçük bir geçit.

Paris, London, the Delaware Water Gap.

Paris, Londra, Delaware Su Geçidi.

Northern front reporting panzer Eisen entering Losheim Gap.

Kuzey cephesi panzer Eisen'nin Losheim geçidine girdiğini bildiriyor.

gap fark

That's a pretty big age gap.

Bu oldukça büyük bir yaş farkı.

How bad is the gap?

Fark ne kadar kötü?

gap açıklık

'Frances, there is a gap between these two smokers.

Frances iki bacanın arasında bir açıklık var.

Do you see a fucking gap around here, Kylie?

Sen bir açıklık görüyor musun buralarda, Kylie?

gap kopukluk

Okay, I think we have a little communication gap here.

Pekala, galiba burada küçük bir iletişim kopukluğu var.