gaps

The left front incisor doesn't match, and there's a sizable gap between the two front teeth.

Ön sol kesici uymuyor, Ve burada da iki ön diş arasında belirgin bir aralık var.

You see, there's this gap between animals and humans.

Bak, hayvanlar ve insanlar arasında bir uçurum vardır.

Okay, I think we have a little communication gap here.

Pekala, galiba burada küçük bir iletişim kopukluğu var.

No well, I told you before there was a lot of confusion, a lot of gaps

Yani daha önce de sana söylediğim gibi bir sürü karışıklık, bir sürü boşluklar var

That's a pretty big age gap.

Bu oldukça büyük bir yaş farkı.

There's a gap between John Doe and Henri Bisonnette but that doesn't mean Asher was dormant.

John Doe ve Henri Bisonnette arasında bir belirsizlik var fakat bu Asher'ın hareket etmediği anlamına gelmez.

There is a gap between the seats.

Bu koltuklar arasında bir uçurum var.

I'm touching. There's a gap between knees and calves, your calves and your ankles.

Dokunuyorum. dizlerin ve baldırların ve baldırların ve bileklerinin arasında bir boşluk olmalı,.

So there's a big gap between us?

Demek ki aramızda bir uçurum var?

Gap Soo sunbae, please stand up.

Gap Soo Sunbae lütfen ayağa kalk.